• Alaattin Çakıcı’dan Flaş Açıklama

    Kırıkkale T tipi cezaevinde yatmakta olan Ünlü kabadayı Alaattin Çakıcı’nın Adalet bakanlığına UYAP üzerinden göndermiş olduğu açıklaması..

    İşte o açıklama;

    Sayın Adalet Bakanım 21.11.2017 tarihli UYAP üzerinden size bir dilekçe gönderdim. UYAP’a kaydedilmiştir. Bu dilekçeyi şu anda sizinle ve kamuoyuyla paylaşıyorum. Dilekçenin sayın Enis Yavuz Yıldırım’ın göndermiş olduğu 16.06.2017 tarihli dilekçe bu dilekçe bana okutulmadan haber verilmeden UYAP kayıtlı iki sayfalık dilekçemde belirttiğim gibi hangi şartlarda hangi rahatsızlıklarımdan dolayı hangi illerden doktor ve müdür cezaevi idaresi tarafından şahsıma verildiği tüm UYAP kayıtlarında bellidir.

    Bu hapishaneye girerken evraklarım ile beraber girip şahsıma X-Ray kontrolünden sonra verildiler. Daha sonra bistüriyi teslim tesellüm belgesi olmadan kendilerine verdim. Lazım olunca bana verilmesi kaydı ile birisi bende diğerini kendilerine teslim ettim. İhtiyaç hissedilince Enis Yavuz Yıldırım’ın dışında üst düzey bir yetkilinin emriyle Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcısının bilgisi dahilinde tutanak ile bana teslim edildi. Daha sonra idare 05.09.2017 tarihinde 4 kişinin imzaladığı kurul raporuyla UYAP kayıtlı doktor raporları ve kurum idaresi kararıyla kendisine verilen yukarıda adı geçen materyalleri cezasının infaz süresinde değişik yerlerden aldığı doktor raporlarına binaen odasında ve yanında bulunmasına karar verilmiştir.

    Şu anda sizinle paylaşmış olduğum raporun altında, rapora yanlış yazılan materyalin odamdaki aramada ‘Aşan’ marka değil ‘Adaşlar’ olduğu görülmüştür. 11.09.2017’de UYAP’a işlenerek aslı gibidir diye raporun altına el yazısı ile işlenmiştir. Kurum müdürlerinden birisinin imzası da göndereceğim raporda bellidir. Bir sefer başta kurum birinci müdürü Şükrü Ballı ve ikinci müdür Halit Bey yasal olmayan Enis Yavuz Yıldırım’ın emrini uygulayarak 05.09.2017’de kurul raporu vermiştir. Yine kurum birinci müdürü Enis Yavuz Yıldırım’ın emriyle İç İşleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu ile dümen ederek bu cezaevine 300 asker, 100 polis özel harekat timi hapishaneye şahsım adına girdiler.

    Daha evvel bistürülerimin değiştirilmesi için getirilen 2 bistüriyi eskilerini idareye vermek için avukat görüşünden sonra vereceğim an içeri girdiler. Kurul raporu gerekli hastaneye gidelim deyince hastalıklarımdan dolayı rahatsız olduğum için gidemeyeceğim dedim. Bilerek iki tane bistüriyi avukat görüş odasına kamera kayıtlarının önünde iki yetkiliye buyurun alın ama imza vermem teslim tesellüm belgesi olmadan fazla olan iade edeceğim ikisini verdim.

    Odama o arada giriyorlar yüzü maskeli onlarca Robocop giriyor. Kamera kayıtlarında bellidir. Diğer içeride bulunanları alıyorlar. Sonra yanlışlıkla oldu deyip şahsıma iade ettiler. Değiştirmek istedikleri bistüriler o gün üzerimde olduğu için ben fazlalıkları görevlilere verdim. Sonradan bende olanları köreldikleri için idaredeki yetkili baş efendiye verdim. Yenilerini getirdiler. Ayaklarımdaki nasırları kesip revirde doktorun huzurunda odamda bana verilmesi için getiren yetkiliye verdim. Tutanak ile doktor beyi de şahit tuttum.

    Sayın Bakanım, Enis Yavuz Yıldırım ile mahkemelerim halen devam etmektedir. Her gittiğim yerde her türlü sıkıntılar çıktı. Metazori kolumda serum varken Bolu’da il müdürlüğü ve devlet hastanesine baskı kurarak buraya getirildim. Evet bu şehirde daha evvel rahatsızlığımdan dolayı kurul raporu ile buranın havasının bana iyi geldiği Hacılar F-Tipinde yatarak sıhhatime kavuştum.

    O günkü kamera kayıtlarında bellidir. Burada 1100 tane Fetöcü vatan haini yatarken 300 infaz koruma memuru, 300 jandarma, 100 de kapıda bekleyen tam techizatlı özel harekat müdahale timi Alaattin Çakıcı vatan hainimiydi Enis Yavuz Yıldırım bunları buraya yönlendiriyor. Sadece sizin ve kamuoyunun doğruları bilmesi için ve de Enis Yavuz Yıldırım’a Bolu’da hastanede iken ziyaretime gelen Cumhurbaşkanlığı 2 uluslar arası ziyaretlerinde eşlik eden Sayın Milletvekiline diyorlar ki “Alaattin Çakıcı’dan dolayı çocuklarımız, eşlerimiz sokağa çıkamıyor.” Sayın Milletvekilinin cevabı “Alaattin Çakıcı’nın kadınla çocukla bir işi olmaz. Ama sen ona yanlış yapıyorsan senle işi olur diye cevap verdi.

    Bu milletvekili halen TBMM’de Milletvekilidir. Enis Yavuz Yıldırım’ın memleketinden yiğit çıkar. Bu kişinin Fetöcü mü, Türk düşmanı mı, bir etnik gruba mı mensup bu kin bu nefret sebebi ne? Edirne’de yaşadığım şu anda Fetö’den tutuklu bulunan davayı kapatmak isteyen savcı ile yönlendirenin bu olduğu inancı içerisindeyim. Her yazdığım yazının sonunda Edirne’de yattığım zaman bu baskılar Sayın Cumhurbaşkanı’nın emriyle yapılıyor deyince bunları mahkemede dile getirdim.

    Fetöcü savcıyı koruyan bir genel müdür Enis Yavuz Yıldırım’ın da Fetöcü olup olmadığı araştırılmalıdır. Onun döneminde genel müdürlüğe bir sürü Fetöcü alındığı biliniyor. ​Şahsınıza ve kamuoyuna saygılarımla arz ederim.
    21.11.2017
    Alaattin ÇakıcıEdit22.11.2017 17:40 gundem4141

  • Çakıcı, Avukatını Azmetti!

    Ünlü kabadayı Alaattin Çakıcı 15 temmuz darbesinde ülkeye ihanet eden FETÖ’ye ateş püskürürken Avukatı Olan Sadettin KÖSE’yi fetöcülerin davasına baktığı için yazılı açıklaması ile azletti.

    İşte o açıklama;

    UYAP üzerinden T tipi cezaevi müdürlüğü kanalı ile Başsavcılığına Kırıkkale..

    4 yıl evvel vasim tarafından avukatlarından biri tayin edilen Saadettin Köse Kırıkkale F tipinde İki ay avukatlığımı yapmıştır.

    3 ayda Tekirdağ'da avukatlığımı yapmıştır. 3.5 sene sonra keskin t tipi cezaevine geldikten sonra ilk defa burada gördüm. Burada, arada bir avukat görüşüme geldi.

    Daha sonra diğer avukatlarım tarafından Sincan'daki Fetöcülerin bazılarının avukatlığını aldığını Urfa, Muş Van Samsun Kırıkkale illerinde Fetöcülerin avukatlığını alan Vatan haini insanın savunma hakkı evrensel hukukta vardır.

    Ona devlet düşmanı laf taşı yemiş birinin avukatlığını almak benim ölçülerime göre ihanete Ortak olmaktır. O nedenle kendisini azlediyorum. Evet evrensel hukukta roma hukukundan günümüze kadar savunma hakkı güven altına almıştır.

    Bir insan ceza almadığı sürece suçlu değildir diyor evrensel hukuk ama 15 Temmuz'da ülkeyi kan Gölü'ne çeviren PKK ve ABD ile işbirliği yapan ister devlet memur olsun, ister herhangi bir sivil toplum örgütüne mensup vatan haini, Hatasını yemiş bir insanın savunmak hakkı aynı ideolojiye sahip olmaktır. Bir de bu adam daha evvelden milliyetçi olduğunu söylüyordu milliyetçilik kavramının ana temeli devletinin bekasına sahip çıkmaktır.

    Bölücü ve vatan haini 15 temmuzdaki işlediği koysalar her şey vatan için diye vatan sevdalısı merkez bankasındaki paraları bile elinin tersi ile iter. İnsanın kardeşi bile olsa ihaneti bulaşmış olanın savunma hakkını bir milliyetçi değil batı ile işbirliği yapan herhangi bir avukat olabilir saygılarımla arz ederim.

    Not: Sayın Başsavcım saydığım illerdeki Sadettin Köse’nin avukatlığını yaptığı mahkumlara bakınız, Fetöcü mü değil mi?
    saygılarımla arz ederim.

    Alaattin ÇakıcıEdit03.10.2017 11:52 gundem4141

  • Çakıcı'dan önemli açıklamalar

    Kırıkkale Cezaevi'nde yatmakta olan Alaattin Çakıcı önemli açıklamalarda bulundu.
    Türkiye Cumhuriyeti ve Kamuoyuna saygılarımla arz ederim…

    Birkaç gün sonra biraraya gelecek dünya milletlerinin birlikte hareket ettiği BM denen uluslararası yasalarla güvence altına alınmış,özünde beşdaimi üyenin dışında sözde özgür olan dünyanın değişik kıtalarından oluşan milletler,bu cemiyette yer almıştır.Kendilerine sadece söz olsun diye söz hakkı verilip konuştuturuluyorlar.Dünyada sosyal adaletin ihlal edildiği bu sömürgeci beş daimi üyenin vahşi ve barbar olarak girdiği ülkeleri yakıp yıkan,yeraltı kaynaklarını sömüren,üst akıl denen Siyonist zihniyetin yönlendirdiği küresel devletler,az gelişmiş ülkelerde Sovyetlerin iflasından sonra İslam Dünyasını barut fıçısına çevirttirerek katliamlarına devam etmektedirler.

    Evet; “dünya beşten büyüktür” lafı doğru bir tesbittir.Bu cümleyi sadece Türkiye Cumhuriyeti Devlet Başkanı değil,diğer ezilen ve sömürülen devletler,yapılan zulüm ve vahşeti dile getirip birlikte hareket etmedikleri sürece ezilen;katliamların ve göz yaşlarının dindirilmediği yarı özgür bir devletten öte gidemezler.Bu ,mazlumları sömüren şeytanın beş atlısının her zamanki gibi kan emen vampirlerden hiçbir farkları yoktur.

    20.Yüzyılın son çeyreğinde beş daimi üyeden ruh hastası bir milleti olan Fransız’lar Ruanda’da Hutular ve Tutsileri birbirine kırdırarmışlar bu iç savaşta 950.000 insan katledilmiştir.Sebebi; kauçuk ve petrolü diğer küresel güçlerle bölüşmek için.Ozaman batının demokrasi havariliğini yapan Fransız toplumu,dünyaya demokrasi yayacağım diyen ABD devleti ve Amerikan kamuoyu o zaman dinsizmiydiler,20 yüzyılın en büyük katliamına sessiz kaldılar.Yoksa derilerinin siyah oluşundan mı?

    Dünyayı dizayn eden bu beşli çetenin lideri olan Birleşik Devletler,tüm Ortadoğu coğrafyasını fitne çıkarmak kaydıyla alevi-sünni çatışması,Ortadoğuda 1991’den günümüze kadar vahşet,gözyaşı,kitleler halinde insan ölümleri günümüze kadar devam etmektedir.Afganistan’da,Endonezya’da, Pakistan’da mezhepsel etnik kimlikleri birbirine düşürerek katliamlarına devam etmektedir.Kuzey Afrika’dan Pakistan’a kadar Büyük Ortadoğu Projesi adı altında
    Arap Baharı diyerek Tunus’ta başlayıp,Libya’da devam eden,Mısır’ın hayatını yok eden,Suriye’yi paramparça yapan ,1975’ten halen günümüze kadar Lübnan’ı iç savaşla yerle bir edip;halen günümüzde de aynı oyunları oynamaktadırlar.Sebebi, İsrail’in can güvenliği.

    Baba Bush’la başlayıp,Clinton ve oğul Bush ile devam eden Irak’ı paramparça yapıp halen günümüzde Suriye gibi Irak’da terörün odak noktasıdır.Bir evvelki satırda olduğu gibi,amaçları Kuzey Irak,Halepve Lazkiye’den denize açılacak İsrail devletini güvenliği için gri İsrail bir Kürt devleti,dünya kötülüğünün Merkezi olan Washington D.C’nin bu oluşum en büyük idealidir.Büyük Ortadoğu Projesinin temelinde en büyük hedef,Ortadoğuda kendine bağımlı,her zaman İsrail ile haraket eden bir Kürt Devleti oluşturup Türkiye’yi bölmek en büyük amaçlarıdır.Bu küresel dinazorların midesi o kadar büyük ki,İran,Afganistan ve Pakistan’ın Belücistan bölgesini bölüp,İran’daki Belücistan’la birleştirme.Yıllardır Afganistan’daki iç savaşın bitmesini istemeyen yine bu üst akıldır.İslam’ın ve insanlığın düşmanı olan İşid,El-Kaide gibi örgütlerin arkasında yine bu haçlı zihniyeti yatıyor.Amaçları;doğal zenginlik kaynakları olan ülkeleri bu şekilde bölüp,bu ülkelerin insanlarını telef ederek yaşam hakkı tanımayan bu dinazorlara soruyorum;hani evrensel hukukta söz güvence altına alınmıştı.

    1776 kurucu babaları olan Thomas Jefferson,Jakson,Hamilton bu evrensel beyannameyi deklare ettirirken temel hak ve insan özgürlükleri,din ve vicdan özgürlüğü anayasalarında oluşundan günümüze kadar bu söylemleri söyler dururlar.Temel hak kavramı,yaşam hakkı,beslenme ve korunma Monroe doktrininin temel ilkesi bu kavramdı.Dünyanın değişik yerlerinde oluşan savaşlar ,Amerika’yı alakadar etmez.Sadece Amerika kıtasına herhangi bir devlet saldırırsa Birleşik Devletlere saldırıldı diye algılarız.Wilson prensiplerinin bir maddesinde geçiyor ki;Milletler,kendi kaderlerini kendileri tayin ederler.Bir asır sonra ABD’yi yöneten toplum ve sivil toplum kuruluşları ABD’deki takting kulüpleri dünyanın en iyi üniversitelerinin hocaları hazırladıkları projelere göre,doğal zenginlikleri olan dünyanın değişik kıtalarındaki insanların etnik kökenleri,farklı dinlerden oluştukları yaralarını kaşıyarak küçük ulus devletlere bölüp işte o zaman Wilson prensiplerini devreye sokuyorlar;milletler kendi kaderlerini kendileri tayin ederler diye.

    Kıtalardaki doğal zenginlikleri çoğalan bu devletlerde küçük ulus devletler oluşturup daha iyi sömürmek için bu şeytanın beş atlısı İslam dünyasının ve dünyanın bazı kıtalarındaki ülkeleri yerle bir ederek dünyayı büyük bir savaşın eşiğine getirmek en büyük amaçları.

    Böyle bir mantık mı olur? Protestanlığın bir alt kolu olan ABD’deki güçlü tarikat,Evanjelik tarikatıyla birliktenİsrailli Ortodoks Yahudilerle anlaşarak Armegedon savaşı evanjeliklerin kontrolünde olan değişik dönemlerdeki ABD devlet başkanları ile birlikte anayasası Talmut’a dayanan Filistin ve Lübnan’ı kan gölüne çeviren bir İsrail projesidir.Şu anda Kuzey Irak’da bir Kürt devleti olmasın diyorlar,aba altından kendilerine destek olmak kaydıyla birinci ağızdan referanduma gitmelerini destekleyen yine bu şeytanın beş terörist devleti ve iblisin idrarından oluşan İsrail devletidir.

    Amerika’da bulunan Türkiye Cumhuriyeti Devlet Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan,size bir lafı hatırlatmak isterim:”Karadeniz'de erkeğin yiğidine herif derler”Lütfen unutma.15 Temmuz ABD’nin himayesinde olan gizli Vatikan Patriği Fethullah Gülen denen iblisin Türkiye’deki her kurumdaki itleri ve vatan hainleri,amaçları Türkiye’yi bölmek,Kobani’den içeri 20.000 PKK-PYD-YKB lilerin başında da Amerikalı askeri uzmanları olmak kaydıylan ülkemizde iç savaş çıkartıp BM’de yeşil hat çizdirerek çok uluslu askerleri ülkemize sokmak amaçları bu idi.Başarılı olsalardı sizi yakalayıp savaş suçlusu gibi Lahey’de yargılayıp,sonunda intihar etti deyip veyahut kalp krizi geçirdi diyerek dünyaya rezil edeceklerdi.Ve sonra bu eylemi uygulayacaklardı.Amaçları sadece sizi öldürmek olsa en yakınınızdaki Fetöcü üç-beş askere öldüttürmek olurdu.Ne zaman Aziz Türk milleti darbe girişimine tavır koyup sokağa çıktıktan sonra devletine bağlı şerefli askerlerimiz,devletine bağlı gönüllü polislerimiz bu hainlerle silahlı çatışmaya girince o zaman başarılı olamadıkları için Marmaris’e yöneldiler.Rabbim sizi korudu,aynı gece milletimizin arasında yer aldınız.Milletimizin demokrasiyi savunmasını ABD ve Batı basını hazmedemeyerek dedeleri Hitler ve Irak’ı yakıp yıkan W.Bush’un yerine koyarak yakıp yıkmaya giriştiler.

    1930’lu ve 1945 yılları arasındaki dünyayı ateşe veren,50 milyon insanın ölümüne sebep olan Hitler’in bir ikizi şu anda garip haraketler yaparak üst beyninde ayın üzerinde dünyayı seyretmektedir.Bu acaip kılıklı,gel-git akıllı farklı demeçler vererek Benitto ve Hitler karışımı Sam amcaya benzemeyen bir fiziki görünümü olan,kendi toplumu tarafından sevilmeyen,ağzı burnu birbirine girmiş,üst beyni dört farklı yerinde farklı farklı şeyler yaşayan,herkesle tokalaşıp kendisini Kırkpınar Pehlivanı zanneden haraketleriyle palyaçodan farkı olmayan Suudi Arabistan’dan 390 milyon dolar haraç alan,Dubai’den 11 Milyar dolar para gasbeden yaşadığımız modüler dünyada Hollywood filimlerindeki gibi posta arabalarını soyan bir soyguncudan ne farkı var.

    Sayın Devlet Başkanım;Ülkemizde sizi seven de vardır,sevmeyen de vardır.Devletin bekası ve uluslararası ilişkilerde devletimizin bekası için-bölücülerin dışında-bu aziz millet,siz dik durduğunuz sürece,ülkemizde din ve vicdan özgürlüğü,mezhepler arasında bir ayrıştırma yapmadığınız sürece,her devlet ve dinin temelinde adalet yatar.Adil olamayan dinler,tarih sahnesinden silinmiştir.Ülkemizde adalet ve eşitlik kavramına daha sıkı sarılırsanız bu aziz millet dünyanın hiçbir yerinde sizi yalnız bırakmaz.O acaip kılıklı ,sam amcaya benzemeyen git-gel akıllı olan Trump denen,güreşir gibi insanların elini tutup kendine çeken bu zata karşı elinizi lütfen kuvvetli tutunuz.BM’de de her zamanki konuşmanızı,dik duruşunuzu devam ettimezseniz Kur’an’dan ismini alan rahmetli annenizin sütü sizi rahatsız eder.

    Aziz Türk Milletine,şahsınıza duyarlı Amerikan halkına,insan haklarına sahip çıkan her millete selam olsun.Rabbim sizi korusun;yar ve yardımcınız olsun.Makamınıza saygılarımla arz ederim.

    20.09.2017
    Alaattin Çakıcı

    Not:İnsanlar birbirlerini sevmek zorunda değil.Alaattin Çakıcı da sevmek zorunda değil.Ama devlete sahip çıktığınız sürece size öbür dünyada hakkım helaldir.Ülkemizde ve dünyanın her yerinde devletimize sahip çıkarken doğruları söylemek asla yalakalık değildir.Kim düşünürse herifliğinden şüphe ederim.Trump denen o Yezit, İslam Dünyasından elini çekerse Ortadoğu huzura kavuşur.Saygılarımla arz ederim.

    20.09.2017
    Alaattin ÇakıcıEdit20.09.2017 12:20 gundem4141

  • Çakıcı, Türkmenlere Sahip Çıktı

    Kırıkkale T tipi kapalı cezaevinde kalmakta olan ünlü kabadayı Alaattin Çakıcı, gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu..

    İşte o açıklama;

    Türkiye cumhuriyeti kamuoyuna ve aziz Türk milletine saygılarımla arz ederim.

    1. Dünya harbi neticesinde Osmanlı coğrafyasını ve Ortadoğu'yu dizayn eden İngilizler ve Fransızlar, Misak-i milli hudutlarını Mondros'ta resmi belge altına aldıran bazı batı ajanlığılını yapanlar vatan haini diye nitelendirdikleri damat ferit Paşa'nın Misak-i Milli hudutların Çizdirenin O günkü koşullarda kısmi güvence altına aldıran damat ferit paşadır.

    Uzun yıllar damat ferit vatan haini gibi gösterilmektedir. Hudutları halepten Musul kerkük Süleymaniye kadar türkmen ile olduğu Mondrosta tescillenip Lozan'da askıya alınmıştır. Irak İngiliz hakimiyetinde iken İngilizler şeyh Kürt ubadullahı ırak kralı yapmayı bir müddet düşünmüştür tehlikeli olduğunu görerek barzon Aşireti de emrinde olduğunu bilindiği için sömürgesi olan hindistan'a sürülmüştür. Sonradan Suriye'de olan Şerif Hüseyin'in oğlu faysalı getirterek Irak kralı yapmıştır.

    Daha sonra Osmanlı harbiyesinde yetişip birinci Dünya harbinde Şerif Hüseyin ve İngilizlerle birlikte hareket eden nuri Sait Paşa'da başkanlığına İngilizler tarafından getirtilmiştir. Petrolün milli gelirlerinden az payı alan Irak halkı için İngiltere'ye giden kral faysal diretmeleriyle milli gelir %50'ye çıkarmıştır ırak adına, ne yazıkki Cenevre'de bir otel odasında kahvesine zehir konularak İngiliz gizli servisi tarafından öldürülmüştür. Oğlu birinci gazi Irak kralı olmuştur oda nuri Sait ve İngilizler tarafından trafik kazasında öldürülmüştür. General abdulkerim Kasım ihtilal yaparak bir buçuk yaşındaki ikinci faysalı ve Osmanlı'ya ihanet eden İngilizlerle işbirliği yapan Şerif Hüseyin'in faysaldan gelen kolu ve nuri saitin sonu idamla neticelenmiştir. Irak'ta yaşayan üç ana unsur Araplar, Kürtler ve türkmenler boğazdan aşireti Nakşibendi halidiye koluna mensuptur. Barzan aşiretinin reisi 1905 ve 1906 yıllarında Irakın kuzeyinde Osmanlı'ya karşı gelerek isyan etmiştir.

    Barzanilerin büyük dedeleri 1906'da Osmanlı tarafından idam edilmiştir. Faysal ve general abdulkerim Kasım'dan sonra baas Parti iktidara geldikten sonra uzun zaman süreci içerisinde ki musul kerkük Süleymaniyedeki türkmenler basraya sürülmüştür. 28 Türk bilim adamı idam edilmiştir sadece içlerinden kurtulan bilim adamları Genel Sekreteri Sait ketene hayatını kurtarmıştır ister ve türkiye'ye gelmiştir. Kuzeydeki Kürt bölgesinde İngilizler çekildikten sonra Irak birleşmiş milletlerle bağımsız devlet olduktan sonra kuzeydeki Kürtler sürekli Irak yönetimiyle burka gerilla savaşı yaparak sıkıştıkları zaman Türk topraklarında saklanıyorlardı. Molla mustafa Barzani ve babası türkiye'de haklarında idam cezası varken her ikisi de farklı bölgelerde devlet onlara kucak açtı.

    Her sıkıştıklarında güneyden ülkemize girmelerine engel olunmuyordu. 1946'da İranda Kürt muhabat Cumhuriyeti'nin kurulduğu zaman molla mustafa Barzani'ye 500 tane silahlı adam ile İran'daki Kürt federe Devleti'ne milli Savunma Bakanı olarak atandı. İngiliz ve Amerikalılar'ın yardımıyla İranla bu federe devleti 11 ay Üzerine yerle bir ettiler. Molla mustafa Barzani de bazı adamlarıyla stalın döneminde Rusya'ya sığına rock on yıl orada ikamet etmek kaydıyla yedi yıl stalın döneminde üç yılda kurcaf döneminde askeri ve siyasi eğitimi alarak Sovyetlerin desteğini almak kaydıyla irak'a dönerek Irak yönetimine karşı terörist mücadelesine İrak'a dönerek Irak yönetimine karşı tedavi mücadelesine devam ederken oğlu İdrisle birlikte bu mücadeleye devam ederek hem Irak hem İran da terörist faaliyetlerine devam ediyorlardı. Arkalarında Amerikalılar İngilizler ve İsrail vardı ne zaman Irak ile İran arasındaki uluslararası problemi ABD ve İngiltere onları barıştırınca molla mustafa Barzani hemen ortada kalmak kaydıyla uzun yıllar Irak'ta sesleri çıkmadı Saddam döneminde.Sadece Amerikalilar Molla Mustafa Barzani kanser hastasi oldugu icin 1973'de tedavi ettirmek icin Amerika'ya getirdiler.Orada öldü.Bu uzun süreç olan Saddam'in döneminde Türkmenler'in yüzde yirmisini Baas rejimi telef etti.O zaman dünya ve batı Türkmenlerin katledilmesine ses çıkarmiyordu.Birinci Körfez Savas'inda Amerikalilar ve İngilizler Kürtlere bir tampon bölge olusturarak bes bin Kürdü Amerika'ya getirip eğitip tekrar Irak'a göndermek kaydiyla bugunku özerk Kürt devletinin temellerini Amerikalilar ve hicbir dönem onlardan kopmayan İsrailliler atti.İkinci Körfez Savaşı'ndan sonra Musul ve Kerkük'te,Süleymaniye'de Abd ve İngilizler önderliğinde Kürtler Türkmen nüfusunu oralara yerleserek azınlıga dusurduler.Abd'nin, İngiltere'nin ve Avrupa Birliği'nin en büyük hayali halen devam etmekte olan Suriye iç savaşı sonucunda Kuzey Irak'tan baslayip Lazkiye veyahut Halep'ten denize çıkarip İsrail'in güvenligi için gri bir İsrail Kürt devletinin oluşumu için tüm insani değerleri yok sayarak tüm katliamlarina devam etmektedirler.
    Evet Barzani, TSK ile birlikte PKK Talabani güçlerine karşı 90'lı yillarin ortasinda mücadele etti. Kendi istekleri doğrultusunda değil Abd'nin emri ile Talabani her ne kadar Türkiye'ye gelip gitse de genlerinde büyük dedelerinin 1906'da Osmanli'da idam edilisini asla unutmamaktadir. Aslı olan Irak dörde bölünmekten üce bölüp Türkmen illerini Arap'in ve Kürt'ün eline birakan Abd ve İsrail'dir.Irak'ın genelinde 3.700.000 Türkmen yasamaktadir.Abd'nin ve Batı'nın en büyük hayali Türkiye'yi bölmek icin 15 Temmuz'da provasini yaptilar.Basarili olamadilar.Su anda gri İsrail devleti Lazkiye ve Haleple birlestigi zaman aylar evveline dayanan calismalarinda 250.000 düzenli bir ordu en gelismis silahlar verilerek PKK-PYD'yi de kullanarak ikinci asamasi Türkiye'de devletine gönülden bağlı olmayan terörist zihniyetlilerle birlikte ülkemiz üzerindeki bypass düsünceleri hep olacaktir.
    Barzani denen tilki görünümlü bu çakal bir siyonist usagidir.Abd'nin tasmali köpeğidir.Unutmasin ki her dönem onlara aziz milletimiz ve Türkiye Cumhuriyeti devleti hep sahip çıkmıstır. Abd ve batının şunu unutmaması gerekli.Referanduma karşıyız diyorlar ama Barzani'nin bağımsızlığını destekliyorlar.Ayni Membiç'te Fırat'ın doğusuna çekilecek dediler.Rakka'ya soktular.Batı ve Abd şunu unutmamalı Türkmenler yalnız değildir. Bu ülkede,Türkiye Cumhuriyeti Ortadoğu'da hiçbir devletle karıştırırsa Irak bataklığından çıkamadılar. Anadolu onlara 1920'li yıllarda mezar olduğu gibi bu topraklara ayak bastıkları an isterse bir milyon askeri ile bu topraklarda bataklığa gömülüp dünya liderliği Çin'e veyahut Rusya'ya kaptırılabilir.Abd ve batı hiç mi arşivlerinizde Türk devletini,Selcuklu'yu,Osmanli'yi araştırmadınız. Barzani referanduma gidebilir. 3.700.000 bin Türkmeni aziz Türk milleti size yedirir mi ? Gri İsrail devletinin kuruluşu Türkiye'nin birinci derecede bekasini tehdit etmekte olduğunu unuttun mu ? Unutma fillerle yatağa giriyorsun ya fillerin altında ezilirsin bin yıldır akrabalık bağın olan aziz Türk milleti ve devleti seni yerle bir eder.

    Selam olsun adil ve adaletten yana olan tüm insanlara,aziz Türk milletine, Irak ve Suriye'de olan Türkmenlere şunu söylemek isterim. Yalnız değilsiniz. Balkanlarda,Ortadoğu'da,Kafkasya'da güçlü olan Türk devleti sizinledir.insanoğlunun belleği teknoloji gelişince eski arşivlere hiç ilgi duymuyor. Tarihte yaşadıklarını belleğinde çok çabuk unutuyorlar. Tarihini unutan ceddini inkar etmiştir.Baska milletleri saygı duymayan,üst akil denen o firavunlar bunu kafalarına sokmalı.Onlar kendi milletlerine savastaki kaybettikleri evlatlarına hiç saygı duymuyorlar.Onlarin saygısı para ve siyonizme ve masonluga hizmetten öteye geçmemektedir.
    Aziz Türk milletine,kamuoyuna saygılarımla arz ederim.

    Alaattin ÇakıcıEdit15.09.2017 13:26 gundem4141