• Alaattin Çakıcı’dan Flaş Açıklama!

    Kırıkkale Keskin T Tipi Cezaevi’nde kalmakta olan Alaattin Çakıcı gündeme dair yeni açıklama yaparak “partilerin ittifaklarını ve konuşmalarını herkes gibi bende izlemekteyim” dedi...

    İşte Çakıcı’nın o açıklaması;

    KAMUOYUNA SAYGILARIMLA ARZ EDERİM

    Daha evvel de belki bir mektup daha yazarım demiştim. Partilerin ittifaklarını konuşmalarını herkes gibi bende İzlemekteyim. Daha evvel de dediğim gibi Müslümanım Türk’üm Milliyetçi ve Ülkücüyüm. Adem (a.s) bugüne kadar Rabbim’den gelen Suhuf ve kitaplara gelen,kesin ve mutlak emirlerin ismi İslamdır. Efendimize (s.a.v.) gelen, Suhuf ve kitaplara gelen ilahi Emirler Kuran-ı Kerim’de kesin ve net Rabbim’in emri olan “Dinimizi tamamladım” Emre doğru, Bana yapılan kulluğun, emirlerime uyan, dinini yaşayan kişiye Müslüman denir. yozlaşmamış dönemlerdeki Suhuf ve kitaplarda , Allah’ın emrini yerine getirenler de o günün imanlı insanları idi. Kutlu Işık Allah’tan gelen bu Nurlu ışığın Adem ( a.s)’den Efendimiz (s.a.v) o kadar, kıyamete kadar Allah’ın dininin adı İslamdır, kalbi yaşayan da Müslümandır. Sevgi Barış Yaratılanı Yaratandan seven, her inançlı topluma Allah’ın doğru yolu İslam, insanlığa bir rahmettir. Adem (a.s) soyundan gelen Allah’ın emri olan “ Ben sizi fırkalara böldüm,bir araya getirip tanışasınız diye” . Allah’ın fırkalara böldüğü Türk milletine mensubum. Türk’ün Milliyetçilik anlayışı manevi inançlarını yaşamak, Vatan Sahtının her zerresini sevmek, topraklarına sahip çıkmak, Kendi milletine itina ve Özen göstermek, başka Milletlere de saygı duymaktır. Ve toprakları için kendini feda etmektir. İnanç ve toprakları vazgeçilmezidir. Asla ırkçı değildir. inançlarıyla kültürleriyle, topraklarını çok sevdiği için toprak milliyetçisidir. Asla ırkçı değildir. Yıllardan beri Ülkücüleri yerli vatan hainleri Faşist damgası ile itham etmektedirler. Bu vatan hainleri Hiç mi Dünya literatürüne BAKMIYORLAR MI ?

    Ülkünün literatürdeki anlamı gaye ve amaç demektir. Ülkücünün de literatürdeki anlamı gayesi ve amacı doğrultusunda anlamının ismi idealisttir..

    Din ve vicdan özgürlüğünden bahseder temel insan hakkı yaşama, beslenme ve koruma – temel hak ve insan özgürlüklerinin içine yaşama, beslenme inanç özgürlüğü, adalette eşitlik kavramı, kişi adil olan Adalet kavramında yasaları ihlal etmeden düşünce ve özgürlüğüne sahiptir.Ne yazık ki kendi gibi düşünmeyen batının uşaklığını yapan, Sözde Hukukun üstünlüğü, temel hak ve insan özgürlüklerini sürekli sakız gibi ağzında çiğneyip siyonist üst akıla, sömürgeci Emperyalist ABD’ye , Faşizm merkezi olan Avrupa Birliği’ne uşaklık yapanlara Ülkücüler mi Faşist yoksa gerçek Faşist Sizlermisiniz?

    Hiç vicdanınız da Ülkücüleri yargıladığınız zaman kendi vicdanınızı sorguladığınız mı?

    Batıdaki Fransız milliyetçiliği Emperyalist sömürge üzerine kurulmuş, kültür milliyetçiliği olan Fransızları hiç sorguladığınız mı? Faşist Musolin’in kader arkadaşı olan 1938-1945 parasız dünyayı kan gölüne çeviren Nasyonal, diğer bir adı olan Nazizm bir kafatascı ırkçı olduğunu bildiğiniz halde, batıya uşaklık yaparak 2. Dünya harbinden sonra siyonist üst akıl ve sömürgeci kapitalistlere Hizmet ettiğinizi bilmenize rağmen halen devletinize saldırmaktasınız.

    işte ( yukarıda bahsettiğim insani kriterlerden Müslüman ülkücü ve Vatansever, Cumhuriyetimizin ilk Bozkurt’u olan Atatürk’le Atatürkçülerle) batıya uşaklık yapan sizlerin farkı budur. Ben ülkücüyüm Partiller açılıp kapanır , iktidarlar da değişir. Bir ülkücünün gayesi Aziz topraklarına sahip çıkmak Devletimizin bekası, Adil, adaletli, herkese eşit, yaşadığımız toplumun adalet ve hukukun kişilere değil, bağımsız devletimizin temel direği vazgeçilmezidir. Din ve inanç özgürlüğüne yasaları ihlal etmediği sürece her inanç sistemi diğerini ötekileştirdiği an hukuk ve adalet i uygulamak bir milliyetçi vatanseverin tek amacıdır. Toplumun refahı, yaşam hakkı, koruma, beslenme gelişmiş demokrasi, milli gelir de toplumun bireylerine yaşamlarını huzur içerisinde, sıkıntısız, milli geliri adil bir şekilde toplumun bireylerine güvence altına almak, işte üst satırlarda bahsettiğim tamamını gerçekleştirmek sosyal devleti inşa etmektir. 16 yıllık AKP iktidarı döneminde AKP’nin aşamadığı başörtü sorununu meclisteki İYİ Parti’ye geçen MHP milletvekilleri meclisteki MHP Genel Başkanı almış oldukları kararla AKP değil MHP çözmüştür. Yine Cumhurbaşkanını Millet seçsin,AKP meclisten geçirememiştir.
    MHP lideri ve o günkü meclisteki milletvekillerinin yardımıyla bu sorunu AKP değil Ülkücü kökenli milletvekilleri çözmüştür.
    Referandumda iktidarın değil MHP’nin yardımı ile çözülmüştür.
    Acaba bunları AKP seçmeni biliyor mu?
    Yoksa biliyorlar da unuttular mı?
    Bugün Devletimiz beka sorunu yaşarken, tüm vatanseverler ile birlikte devletimizin bekası için bedenlerini ateşin içine koyarak bedenlerinin yok edilmelerine, talip olmuşlardır.
    16 yıllık AKP iktidarı 2002’den 15 Temmuz’a kadar artı ve eksilerini gençlerimiz ve Aziz milletimiz bilgisayarlara girerek araştırmaları hakkıdır.
    Çünkü beka sorunu yaşıyoruz 15 Temmuzdan bugüne kadar ki zaman sürecindeki gelişen uluslararası boyuttaki Türkiye ile ilgili olayları ve yurt içinde gelişen olayları onları da iyi araştırsınlar.
    AKP iktidara geldiğinden 10 yıllık süre içinde ABD ve batının sıkıştırması ile PKK ile bizi bir Barış masasına oturtmak istediler.
    Dünya’da hiçbir Devlet Terörist’le pazarlık yapmaz,Devletimizi yöneten siyasi iradenin başı ve en yakın mesai arkadaşları,bu baskı Türkiye’nin ve coğrafyamızın parçalanma Ülkemizi bölmek için olduğunu ne yazık ki,Kış uykusunda idilermiydi de sonradan uyandılar?
    ABD’nin ve batının yönlendirmesiyle PKK Güneydoğu’da öz yönetim oluşturmak istediler devletimizin sert ve kararlı tutumu ile bir Devlete yakışanı yerine getirdiler.
    Üst akılın ve batılı emperyalistlerin 60 yıldır Devlet’in kılcal damarlarına kadar işledikleri Vatan’a ihanet edecek virüsünü 15 Temmuz’da gerçekleştirmek istediler.

    Ne yazık ki Soğuk Savaş döneminden sonraki bir asırlık projelerini uygulayamayarak Devletimiz ve Aziz milletimiz onlara şok yaşattı. Kuzey Irak’tan başlayıp Suriye’nin Lazkiye limanında denize açılacak İsrail’in Güvenliği ve Ortadoğu’daki yeraltı kaynaklarını sömürmek için direkt kendilerine bağlı terörist bir Kürt devleti kurmak istediler. Devletimiz Fırat ve Afrin operasyonlarında batıya bir şok yaşatarak, gerçekleştirmek istedikleri terörist Kürt koridorunun önünü keserek bu projelerini kısa bir süre deepfrizde dondurdular.

    Sayın Devlet başkanımız emanetçi olan Devlet Başkanımız’a göbekten bağlı Sayın Başbakan ve kendileri oyunuzu bize vermezseniz, darbeci ve darbecilerin arkasındakilere,PKK’ya hizmet ediyorsunuz Söylemi, bu zorlu süreçte yanlış bir söylem. Evet, ülkemizde onlara yakın bazı aktörlerin Türkiye’nin enerjisini yok etmek için uğraş vermektedir. Ama bu ülkede AKP’ye her oy vermeyenin yukarıda söylediğimle itham etmek yanlıştır.
    Son yıllardır Devleti’ne gönlünden Zaza ve Kürt Vatandaşlarımızın Kürt oldukları için bazı den sizlerin PKK’lı gibi görmesi büyük bir yanlış.
    AKP bazen Vatansever Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Zaza ve Kürt’leri savundu, bazen de sessiz kaldı.
    Aynı zamanda 21 milyon Türkmen Alevisi ile ilgili Alevi çalıştayında istedikleri her ilde bir Cemevi her Cemevi’nin içine bir de Mescit yapmak şartıyla, isteyen Cemini yapar isteyen de Ehl-i beyte gönül vermiş olan aynı Cemevi’nin içindeki Mescid’de İslam’ın ritüellerini yerine getirebilirler. Tabi baskı unsuru kurulmadan ne yazık ki Yeniçeri Ocağı dağıtılmasına müteakiben bütün Alevi ve Bektaşi dergâhları günümüze kadar kapatılmıştır.

    Seçim konuşmalarınızda,Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan Devleti’ne gönülden bağlı Zaza, Kürt, Alevi ve Bektaşi vatandaşlarımızı yasal olabilecek Ülkemizin milli birliğine ve dokusuna en ufak bir zarar vermeyecek,bu vatandaşlarımıza eğer yeniden iktidar olursanız lütfen duyarsız kalmayın.
    İşte o zaman 81 milyon hepimiz TÜRKİYE oluruz.Bir de devletimizin bekası söz konusu olduğu an hiç düşünmeden en zorlu döneminizde size can yeleği olan Ülkücüler ve Milliyetçileri AKP artığı gibi görmek, kendi gözlerinizi çıkarıp, nasıl ülkeyi yönetip dünya lideri olmayı düşünüyorsunuz?
    Birkaç gün evvel bir af konuşması gündeme geldiğinde size can yeleği olan Kutlu bir davanın liderinin söylemlerini emanetçiniz olan Sayın Binali YILDIRIM düşüncemizde gündemimizde böyle bir düşünce yoktur.
    Aynı şekilde Sayın Devlet Başkanımız da gündemimizde öyle bir düşünce yoktur.İngiltere’ye giderken hava alanındaki basın toplantısında deklare etmiştir.
    15 Temmuzdan beri arkanızda bir Çelik zırh gibi duran Kader arkadaşınızın bu söylemine bu şekil değil de Sayın Bahçeli böyle bir şey düşünüyorsa o konuyu aramızda konuşabiliriz demek en doğru olanıydı.
    Sayın Bahçeli’nin amacı devlet başkan yardımcısı olmak değil Onun ülkücü Devletin bekası vazgeçilmezidir.
    Hala bunu anlayamadınızsa demek ki Sayın Binali YILDIRIM başkan yardımcılığı için acaba Devlet Bahçeli’yi Başkan Yardımcısı yapar mı? diye şahsınıza sormadan böyle bir cümleyi söylemiştir.
    Sayın Devlet Başkanı ve Sayın Başbakan hangi partiden olursa olsun gerçek Ülkücü ve Türk Milliyetçileri Devlet bekası söz konusu olunca kırgınlıklar çekememezlikler Devletimizin adına dondurulur,kol kırılır yen içinde kalır.

    Milletimiz yeni bir seçime gitmektedir.Ama AKP’yi iktidara taşırsa 15 Temmuz’dan sonra kurumlar arası güven duygusu yok olmuştur.
    Hatta kurumlar içerisinde birbirlerine güven duygusu içerisinde değillerdir.
    Hukuk sistemi paramparça olmuştur.Adaleti Adil bağımsız inşa etmeniz,kurumlar arasındaki güven duygusunu ve kurumlar içindeki güvensizlik duygusunu mutlaka yeniden inşa etmeniz gerekli.
    Devletimize düşman olmayan her etnik mozaiği hep beraber Türkiye’yiz deyip ötekileştirmeden kucaklarsanız hep beraber Türkiye oluruz.
    Tabi Milletimiz sizi tekrar iktidara taşırsa batıya ve ABD ye bölücülere hizmet etmeyen yeni bir iktidar, Milletin Özgür iradesiyle iktidar olursalar görevi yeni oluşuma kalbi devretmek Demokrasi’nin insan olmanın gereğidir.

    Ben hiçbir partiyi işaret etmiyorum. Seçimler ikinci tura kalırsa Muhalefetinizdeki çatı İttifakını
    PKK’lılara hiçbir zaman Terörist diyemeyen HDP’nin oyları yönetimde bir değişiklik olursa AKP’nin ilk 10 yıl Barış süreci denen aynı şeyleri mutlaka yaşarız.
    Eğer; PKK’nın siyasi uzantısı değilseler,PKK Kürtler’in ve Türkler’in düşmanıdır,bir terör örgütüdür aynı zamanda ABD ve İsrail’in uşaklığını yapıyor.
    Türkiye Cumhuriyeti devletimizi bölmek isteyenler ile birlikte hareket ediyor.Aynı Dine mensup olduğumuz Türk, Arap İranlı Müslümanlarının düşmanıdır diyorsalar bu 45-50 gün süreç içerisinde Avrupa’da, ABD’de, Türkiye’de Dünya kamuoyuna deklare ediyorlarsa,biz PKK’nın değil, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne bağlı bölücü olmayan Türkiye Cumhuriyeti’nin bekası, 80 milyonun Türkiye sevdalısı bir partiyiz,diyorsalar seçimde her türlü karar vermeleri Onların da hakkıdır.

    Daha evvel PKK AB, ABD İsrail’le bir yatağa giren bu partililer zehir enjekte eden bu devletlerden birlikte hareket ettikleri sürece ne kadar zehirlenmişlerdir?
    Onların yolundan mı gidecekler yoksa Türkiye Cumhuriyeti’nin birer vatandaşı olarak hep birlikte Türkiye mi olacaklardır?
    Onun için Muhalefette ki çatı adayları bu konuyu değerlendirmeseler Türkiye’ye değil ABD ve AB’ye Siyonistlere hizmetten ileriye hizmet etmektir. Eğer HDP muhalefet müttefiki gönüllerinde devlet bekası, Türkiye Sevdası, Vatan topraklarının her zerresini namusu kadar sevmek, İffeti kadar korumak, devletin bekasına, kalbi gönül vermişseler al Bayrağımız için bedenlerini feda edecekseler, sandıktan milletimizin Özgür iradesiyle kimi iktidara taşırsalar milletimiz için, coğrafyamız için, Filistin’de 1948’den beri katliama uğrayan Filistinli din kardeşlerimiz için de hayırlara vesile olsun.

    NOT: Yukarıda MHP ile ilgili bazı şeyleri dile getirdim, doğru olanları söyledim. Doğru olan AKP’ye beka söz konusu olduğu her dönem can yeleği olmuştur.
    Ben Ülkücüyüm daha evvelden dillendirdiğim evimin yolu direkt Devlet bekasına çıkar kimseye biat etmem teslimiyetim Allah’a sadakatim devletimedir.
    Daha evvel de söylemiştim bir geniş mektup yazacağım diye, bu son Mektubum değil seçime 15-20 gün kala daha geniş kapsamlı bir mektup yazacağım.
    Bir af söylemi gündeme geldi. Sayın Bahçeli’ye kendi adıma, arkadaşım adına, Tüm Kader Mahkûmları adına teşekkür ederim.

    Kendim için hiçbir AF talebim olamaz. Yıllardır fazla yatmama rağmen,16 tane hastalığım var 7-8’i ölümcül. Hepsi 6-7 tane süresiz kurul raporlarıyla tescillidir.
    Benim hücremde bedenim esir, düşüncelerim Özgür hastalıklara sığınıp affedilmeyi isteyen Allah’ın El Basir ve el Rezzak ismine kalbi iman etmemiş demektir.
    Rabbim ne zaman kapıları açarsa ya evime gider,ya da son nefesimi verip Ebediyete giderim.
    Bölücü ve vatan haini olmayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarımıza Saygılarımla arz ederim.
    Alaattin Çakıcı
    14/5/2018Edit15.05.2018 00:25 gundem4141

  • Maltepe Belediyesi Projelerine Toplumsal Duyarlılık Ödülü

    Maltepe Belediyesi, evinin önünde uğradığı suikast sonucu 18 Aralık 2002’de hayatını kaybeden tarihçi-yazar Necip Hablemitoğlu anısına verilen, “Toplumsal Duyarlılık” ödülüne layık görüldü.Edit13.12.2017 17:50 VeliEray

  • Maltepe'de İkinci Kez Esen Brezilya Rüzgarı

    Maltepe Belediyesi tarafından düzenlenen “Uluslararası Beşçeşmeler Yaz Festivali”nde sahne alan Brezilya ekibi, yöresel ezgileriyle coştururken, Maltepeliler de yapılan şovlara eşlik etti.Edit19.09.2017 13:26 VeliEray

  • Maltepeliler Hırka-i Şerif'i Ziyaret Etti

    Maltepe Belediyesi’nin Ramazan ayı boyunca düzenlediği inanç gezileri kapsamında, Altıntepe Mahallesi’nde oturan Maltepeliler Hırka-i Şerif’i ziyaret etti.Edit06.06.2017 16:52 SelimCan

  • ALAATTİN ÇAKICI YİNE KRAL ÇIPLAK DEDİ!

    Bolu F tipi cezaevinde yatmakta olan Çakıcı'nın Cumhurbaşkanı'na hakaretten dolayı bugün davası vardı. Çakıcı duruşmadan sonra oldukça çarpıcı açıklamalarda bulundu.
    15 Temmuz Okyanus ötesi ve batı kaynaklı Aziz Türk milletinin üzerine bomba ve mermi yağdıran elbiselerin en şereflisini giymiş, ruhunu Brüksel kaynaklı NATO karargahında yerle yeksan eden sömürgeci Batı kültürüne, ABD’ye köpeklik yapan, elbiselerin en şereflisini giymiş ruhu Amerikalılara teslim eden FETÖ denen, hakkın yanında yıllardır görünüyor rolünü oynayan, Vatikan’ın gizli Kardinali olan Siyonist uşağı, dünya imamı diye Müslüman Türk milletine ve dünyada açmış olduğu ülkelerdeki okullardaki Müslüman ülkelerde dünya imamı diye lanse edilen, aslında gavur imamı olan, haçlı zihniyetinin piyonu CIA’nin iti olan Fethullah GÜLEN, bu gavur imamıyla ruhunu Amerikalılara satmış olan ve şerefli üniformanın içindeki bu hainlerle birlikte işbirliği yapmıştır. Ben 12 Eylül’ü bizzat yaşadım. 1960 yılında 8 yaşımdaydım. 28 Şubat’ta yurt dışındaydım.

    Bütün bu Türkiye’nin üzerindeki sosyolojik savaş 1860 döneminde ABD tarafından ilk Lübnan’da açılan Amerikan Üniversitesi’yle başlamıştır. 1948’den günümüze kadar NATO’ya üye olduktan günümüze kadar Batı ve Amerika meselesi olmuştur.

    Rahmetli İsmet Paşa’dan sonra çok partili döneme geçtiğimiz günlerde ABD rahmetli Menderes’in bir dönem Ortadoğu’daki en yakın müttefiki olarak kabul etti. Rahmetli Menderes, ABD’nin Ortadoğu ve Türkiye üzerindeki çirkin emellerini fark edince 1960’taki ihtilali gerçekleştirip hayatına son verilmesine sebep oldu. Bu millet bunu unutmamıştır. Ama uzun yıllar itina ederek bunu dile getirmemiştir. Günümüze kadar hatta sayın Recep Tayyip ERDOĞAN bile Menderes’in ölümünden sonra ABD Batı kaynaklı iktidara getirilmiştir. Bir müddet Ortadoğu’da, Kuzey Afrika’da, Batı’da Erdoğan’ın kullanıldığı bilinmektedir. Rahmetli, milli görüşün efsanevi lideri, ana rahmine düşüşünden öldüğü güne kadar milli olan imanı bütün, gönlünü yaşamı süresi içerisinde gönlü Türk ve İslam dünyası için atmıştır. İktidara geldiğinde ilk işi sırtını Batıya dönmüştü. İnandığı yolda ömrünün sonuna kadar hiç taviz vermeden yaşamıştır. Talebesi olan sayın Erdoğan, Machiavelli mantığı mı diyelim yoksa şartların oluşturduğu bir şekilde Batı’nın yönlendirmesi ve iradesi ile iktidara geldiği zaman 2012’ye kadar Batı’nın hizmetinde olduğu bilinmektedir. Yukarıda bahsettim Machiavelli mantığıyla Batı’yı oyalayıp Batı’nın gözlüğü ile değil farklı bir bakış açısıyla Batı ve küreselleşen dünyanın hızla değiştiğini görmüş, titreyip kendine dönerek Batı ekseninden çıktığını dünyanın değişik platformlarında, BM’de gündeme getirmişti.

    Batı’ya karşı almış olduğu doğru bir tavırdı. 2012’ye kadar onlarla ve FETÖ'cülerle Batı’nın yönlendirmesiyle çözüm sürecinde PKK ile işbirliği yapmak ihanettir. Bunu da söylemeyen Alaattin’in anası mezarda hortlasın. Ömrümce Tayyip Erdoğan’ı sevmedim, sevmek zorunda da değilim. Uzun ceza yatmakmış, psikolojik baskıymış, hastanelerde zulümmüş, ölüm riski taşıyan bir sürü hastalığım varmış, ne hastalıklarımla ilgili ne de hürriyetimle ilgili Adalet Dilencisi değilim. Allah(cc)’ın dışında kimseye biat etmem. Bilim adamları insan yaşamına bir yere kadar müdahale eder. Bu ülkedeki ilahiyatçılar, hocalar, müftüler, diyanet işleri başkanları Kur-an kaynaklı diyor ki : “Hayr’ın ve şerrin min Allah’ü Teala. (hayır ve şer Allah’tandır.) " Şükredersen şer bile hayra bağlanır Allah katında. Bu canın sahibi rabbimdir. Verdiği gün kadar yaşayacağım. İnsanların ömrünü Tayyip Erdoğan ve ekibi ne kısaltıyor ne de uzatıyor. Nefsini yenerse, milletin hizmetkarı olursa kendisine hayır veren % 48,6 yı parti, inanç ve etnik grup gözetmeden bağrına basar ve adil davranırsa imanı tilavet ve kıraat üzerine tövbe edip, AllahIn ipine sarılmışsa kimle konuşursa konuşsun herkesin olduğu gibi onun da sahibi rabbimdir. Şunu kafasına sokmalı,Çakıcı'nın imanında biat Allah’adır. Devlete sadakat dünyayı karıştırmayan Adem nesline sevgidir. Bu akşam Müslüman Aziz Türk Milleti’nin, İslam dünyasının Beraat Kandilini kutlar, İslam dünyasına ve Adem soyuna hayırlara vesile olmasını dilerim.

    Not : Bugün Bolu mahkemesinde 2017/88 talimat ve yine Bolu Mahkemesinin 2017/117 talimatlı iddianame her ikisi de yüzüme okundu. Tayyip Erdoğan ile tehdit ve hakaret suçuyla ilgili. Bunlar 15 Temmuzdan evvelki sözlerdi. Söylenen sözleri internet cumhurbaşkanlığı soruşturma bürosu nasıl kayıt altına alıyorsa, alemlerin tek meliki olan Rabbim de Lef-i Mahfuz’da kayıt altına almıştır. Ağızdan çıkan söz geriye alınmaz. Sözlerin hepsi bana aittir. Sayın Cumhurbaşkanı davalarını Türk milletinin önünde “Tüm davalarımı geri çektim. Kimseden davacı değilim” millete verilen söz namus sözüdür. 15 Temmuz 2016 tarihinde verdiği namus sözünden 4 ay sonra Adalet Bakanlığından yetki alarak 15 yakın davadan yargılanmaktayım. Bugün bile geçmişteki sözler bana aittir diyen Çakıcı için verilecek kara önemli değildir. Kimsenin tasmalı köpeği değil, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım. Şayet bugün ülkeyi yönetenler ya bizim dediğimiz gibi tasmalı şerefsiz yaşayacaksın ya da Anap eski milletvekili Mehmet Karabaş’a söylemiş , “Çakıcı’ya gün yüzü göstermeyeceğim” Eğer böyle söylemişse avucunu yalar.Sahibi Allah olanın hiçbir şeye ihtiyacı yoktur.

    Aziz Türk Milletine saygılarımla arz ederim.Edit11.05.2017 17:41 gundem4141