gundem4141
Puanı : 5600.16
Viral haber merkezinde yer alamak için tıkla.

Hakkında

Haberself.com herkesin haber ekleyebileceği bir haber altyapı sitesidir. Bu haber sitesinin aynısını oluşturabilirsiniz. Haberself türkiyenin viral haber merkezi. Haber Eklemek İçin Tıkla. tıkla.
  • Alaattin Çakıcı'dan Myanmar Açıklaması

    Alaattin Çakıcı, `dünya` gündemini değerlendirirken, Myanmar 'da olan katliam hakkında da açıklama yaptı. Dünya ve Tüm Kamuoyuna Saygılarımla Arz Ederim Temel Hak ve İnsan Özgürlüklerinin Temel İlkesi olan `Yaşam` Hakkı, Beslenm ve Korunma. `Yaşam` hakkı tehlikeye girdiği an `insan` hiç düşünmeden dil, milliyet ayrımı yapmadan tüm Adem Aleyhisselam'ın soyundan gelenler `soy` kardeşi olduğunu unutuyorlar mı? Dünyayı kaosa çevirirken kendine sözde dünyaya temel hak ve `insan` özgürlüklerini taşıyacağım diyen `kendi` gibi bazı güçlü devletleri BM'de dünyanın kaderini çizen, Birleşmiş Milletlerde'deki 5 daimi üye olan üst akıllar, yönetilen bu 5 daimi üyenin dinleri mezhep farklılığı olsa bile bir ateist devleti de yanına alarak, Sovyetlerin dağılma sürecinden sonra İslam dünyasında fitneler çıkartılarak 1 milyar 700 milyona yakın İslam dünyasını `ateş` ve baruta çevirmişlerdir. Myanmar'da bir kaç yıldır devam eden Myanmar Müslümanlarını kayleden Myanmar yönetimine neden sessizler? Nerede kaldı bunların demokrasi ve `insan` hakları? Demek ki Ortadoğudaki 6 yıldır devam eden Haçlı zihniyeti, Myanmar’da olan , Myanmar hükümetinin katliamına sessiz kalan bu haçlı zihniyet, insanlığın ve İslam’ın düşmanı olduğunun kanıtıdır. Tüm İslam dünyası eğer kalbi olarak Allah'a iman etmişseler bu konuda çok duyarlı olan T.C. Devlet Başkanıyla diyaloğa geçmeleri Allah'a imanın bir gereğidir. Orada yok edilmek istenen İslam’a gönül vermiş rabbimin kullarıdır. Bakıyorum T.C’de bazı siyasi partilerin önde gidenleri Myanmar konusunda devletimizin yardım ve birlik çağrılarını tenkit etmektedir. Onlara soruyorum. Heron’ların tespit ettikleri terörist midir? Yoksa `kaza` ile mi ölmüş? Amerikalılar dünyayı yakıp yıkıyor. İsrailliler Filistin’i paramparça ediyor. Orada hiç mi haksız `kaza` ile `insan` ölmedi? `Savaş` zayiatıdır demesini biliyorlar. Onlara buradan sesleniyorum. Devletin bölünmez bütünlüğü söz konusu olduğu `zaman` teröristle değil devletle `iş` birliği yapmaları için bu millet onlara oy vermiştir. Görevlerini yapmazlar ise yüksekten uçan bir kartalın sesiyle karşılaşabilirler. Kartalın sesine kulak veren ilk kurt inanın sizi parçalar. Saygılarımla Dünya ve TC.Devleti kamuoyuna arz ederim Alaattin Çakıcı

    12.09.2017 20:08
  • Çakıcı'dan Taziye Mesajı

    `Kırıkkale` T `tipi` cezaevinde kalmakta olan ünlü kabadayı Alaattin Çakıcı taziye mesajı yayımladı.. TAZİYE... Allah'tan geldik ,yine ona döneceğiz! Değerli insan ,hayatta en çok sevdiğim dayım,dayı-yeğen ilişkisinden çok ileri can dostum; yeğenlerim,Barış ve Cihan Çakıcı'nın babaları Nihat Çakıcı'nın vefatını derin bir teessürle öğrenmiş bulunuyorum.Merhuma yüce Allah'tan rahmet ve mağfiret diliyorum. Mekanı cennet olsun. Tüm sevenlerine sabır ve metanetler diliyorum. Alaattin Çakıcı

    02.09.2017 15:04
  • Alaattin Çakıcı'dan Bayram Mesajı

    `Kırıkkale` F `Tipi` Cezaevi'nde yatmakta olan Alaattin Çakıcı, Kurban Bayramı mesajı yayımladı. Aziz Milletim; İslâm dünyasının, iç karışıklıklar, dış saldırılar, mezhepler arası `savaş` gibi devasa, kronik sorunlar yaşadığı dönemde bir kurban bayramını daha idrak etmekteyiz.. Bu sorunların bir kısmı maalesef ülkemiz için de söz konusudur: Bir yandan batı destekli ayrılıkçı `terör` birliğimizi tehdit ederken; diğer yandan sınırlarımıza yerleştirilen aynı odaklı `terör` grupları ülke bütünlüğümüzü tehdit etmektedir. Adalet, sosyal `adalet` konularında sıkıntı yaşamakta olduğumuz ayrıca bilinen-tartışılan gerçeklerdir. Tüm bunlar ışığında bayramlar; `sevgi,` saygı tezahurünün zirve yaptığı; küslerin, dargınların barıştığı; kesilen kurban etlerinin fakir-fukara ile paylaşıldığı yardımlaşma dayanışma günleridir. Bayram günlerinin mana ve ruhunu sadece bayram günlerine mahsus değil, her güne yayarsak bizi zor durumlara bırakan çoğu sorunların üstesinden pek ala gelebiliriz. Bu vesile ile, bir bütün tüm İslam dünyasının mübarek kurban bayramını tebrik ediyor; bayramın ülkemize, islam dünyasına huzur, barış ve esenlik getirmesini diliyorum. Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi tüm inananların üzerine olsun..! Alaattin Çakıcı

    30.08.2017 14:29
  • Çakıcı, ömrümde hiç kimseye yalakalık yapmadım

    `Kırıkkale` T `tipi` Cezaevi'nde yatmakta olan Alaattin Çakıcı, cezaevi genel müdürlüklerinde yaşanan olaylar ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. İşe o açıklama; KIRIKKALE T TİPİ KAPALI `CEZA` İNFAZ KURUMU KANALIYLA CEZAEVİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ (UYAP ÜZERİNDEN) Sayın genel müdürüm ve genel müdür yardımcım, Mehmet Fatih Berivan'lı size genel müdürüm ve genel müdür yardımcım demem devlete saygımdandır. Ömrümde hiç kimseye yalakalık yapmadım, size de yapmam. Daha evvel `Edirne` cezaevinde bütün `sağlık` dosyalarım bir ay kaybolmuştu. Elimdeki dosyalarım birer kopyasını internete koyunca dosyalarımın tümünü cezaevi doktorına teslim edildi. Cezaevi doktoru 1 ay boyunca dosyalarımın kaybolduğunu, içinden bazı önemli evrakların alındığı konusunda `Edirne` 2. Sulh `ceza` mahkemesinde ifade verdim. `Bolu` `aile` doktorunun 15 hastalığımı ve bunların icinden 7-8 tanesinin ölümcül `hastalık` olduğunu cezaevi kurumuna bildirdim rapor da avukatıma bilgi verilip avukat aracılığıyla ailesinin bilgilendirilmesi hususunda rapor tanzim etmiştir. Cezaevi idaresinde `Bolu` cumhuriyet başsavcılığına aynı konu ile ilgili ıslak inazeti resmi yazıyla ekine ekliyorum. Sayın müdürlerim, resmi evrakı idare kaybederek başı gecen `doktor` raporu ile ilgili cumhuriyet baş savcılığına nasıl `yazı` yazabilirler? Cezaevi `aile` doktorunun 17.02.2017' de yazmış oldugu bu yazıdan sonra cumhuriyet Başsavcılığını bilgilendirerek `Bolu` abant `tıp` fakültesinin kontrolden sonra `Bolu` köroğlu hastanesinde bizzat fakülde doktarlar tarafından ölümcül bir amaliyet geçirdim. Daha sonra taburcu edildim. `Bolu` f tipinin sizinde bildigi gibi 50 metre uzagındaki cimento fabrikası kimyasal toz salgılayarak 15 hastalıgımdan biri olan KOAH hastalıgımı tetikleyerek tekrar köroglu devlet hastanesine yatırıldım 1. Yatırılışımda ve diger hastalıklarımda beni amaliyet eden doktarlar göbek fıtıgı kaynaklı bagırsak dügümlenmesine baglı olarak 15×15 greft koyu dikmişlerdir. Hastalıgım iyleşmiş durumunda kalan kanseri tehşizi konuldugundan kolonoskobi yapılması icin KOAH hastalıgımın normale girmesi ve ardından kötü huylu oldugu taktirde kolon kanserinden amaliyet olacagım raporlarımda sabittir. metezarı olarak `bolu` f `tipi` cezaevine getirilmeden keskin t `tipi` cezaevine hasta halimle getirildim. `Sağlık` durumum göz önünde bulundurulmamıştır. Rızam ve istegim olmamıştır. Getiren askerlerden asla şikayetçi degilim. Şikayetçi oldugum kimseler hastalıgımla ilgili olan koroglu devlet hastanesinin bütün yetkileridir. Rapor ve imzamı olmadan hangi gerekcelerle beni metezori oradan tahliye ettiler? Sayın gelen müdür yardımcısına mehmet fatih berivanlı beni hacılar f tipinden tekirdaga, tekirdagdan edirneye siz sürdünüz 85 tane mahkumu sevk ettikten sonra beni 250 tane PKKlı ve 50 komülistin icine gonderdiniz. Orada yaşanan olayları biliyorsunuz ama benim icin önemli değil. 14 temmuz günü beni `bolu` cezaevine siz sürdünüz. 15 temmuz sabahı `bolu` cezaevine girdim 15btemmuz öyleden sonra 85 tane mahkumu türkiyenin degişik yerlerine sevk ettiniz. İhtilal provası kontrol altına alıntıktan sonra bütün adli mahkumları sevk ettiniz 250 tane devlet düşmanının içinde adam gibi yattım biliyormusunuz? Köroglu devlet hastanesinden metezori çıkarılmamın yine sizin emrinizle olduğunu da biliyorum. Keskin t `tipi` cezaevine her türlü kontrölümün cezaevi tarafından yapılmasından sonra koguşuma konuldum. Yatmaya hazırlanır ken cezaevi 1. Cezaevi müdürünün şöförü ve 2 ispiyoncusu odama geldi. `Kamera` kayıtlarında bellidir.bir mütdet sonra ibrahim ve mustafa isimli memurlar çıktı. 1. Müdür şöförü bana abi bizim icin cok önemli fetocu müsün diye sorunca çıldırdım. 08.08.2017 tarihli 12 sayfalık yazımda o gün ki ve o günden sonra gelişen bütün olayları kamuoyuyla paylaşarak cumurbaşkanı ve `adalet` bakanlığının bilgilendirilmesini istedim. Geldiğim `zaman` baş memurlukta 1. müdür şükrü 2. müdür halit ve 2. Müdürler baş müdürlükte oturuyorlardı `kamera` kayıtlarında sabittir. ilk olay patlayınca 1. Müdür, ve diğer müdürler kontrol odasında olayı seyrettiler, müdale etmediler. Olay gecesi tutanak tutuluyor. 1. Müdür şükrü olayı kapatmak icin 2. Müdür halit kapatmak için olayı kapatmak için tutanağı tutan şahısa baskı uygulamıştır. Tutanağı tutan memur görevini yapmıştır. Tutanağı işleme koymayan müdürler yasal `suç` işlemişlerdir. Şu ana kadar hala ifadem alınmamıştır. 18.08.2017 ye kadar tamamen ört bas etilmiş benim ne sözlü nede yazılı ifademe baş vurulmamıştır. Sayın genel müdürüm ve sayın müdür yardımcım 777000 km'lik vatan sathının her yerine ya yüksek düzeyli güvenlik görevleriye yada şahsımıza verilmiş özel güvenlik görevleriyle gidiyormusunuz. Bu aziz vatanın her zerresine bu kadar hastalıgım olmasına ragmen hastalıklarımı bahane etmeden müfettiş tarafından ifademin alınım türküyemin kuzeyi,güneyi, dogusu,batısı bu alan icerisindeki hangi yere gönderirseniz benim için şereftir. Sayın genel müdürüm ve sayın gelen müdür yardımcım, sizin kutsal olduğunu bildiğim için Türkiyenin her yerinden olmayan kirli bilgi akışı olabilir. Size bildirilen bilgilerin bazı mutlaka doğru olduğu gibi bazılarınında kirli bilgi olabileceğini lütfen araştırınınız. Bu 5 satırlık yazımda sakın size yalakalık yaptığımı lütfen düşünmeyiniz, dünyada ve ahirette yanlızca Allah'a karşı sorumluluk hissediyorum. Her ikinizede saygılarımı arz ederim. Alaattin Çakıcı 18.08.2017 -EKLER Ek 1 `Bolu` cumhuriyet başsavcılığına kurum müdürü Salim Özcan tarafından gönderilen 17.02.2007 tarihli `yazı` dosyamdan kaybolan kurum `aile` hekiminin `sağlık` dosyasına tetkikten sonra düzenlenmiş olduğu raporun ekde sunulmuş olduğu ifade ediliyor. Aynı yazının alt paragrafında adelet bakanlığına bilgi verilmesi istenmektedir. `Sağlık` durumuna ilişkin `doktor` tarafından düzenlenen rapor doğrultusunda ortaya çıkacak üzücü bir durumun yaşanmaması için `aile` hekimininin bilgisi doğrultusunda avukatıma bilgi verilmiştir. Hiç bir `aile` hekimi doktoru mahkumun avukatına bilgi veremez raporu hazırlar kuruma verir. Kurum müdürü mahkumun avukatına bilgi verir. Burada 1300 fetocü yatıyor. 400 daki mahkum yatıyor, sayın genel müdürüm, kurum doktoru 1700 mahkumun avukatına bilgi verebilirler mi? Kurum doktorunun işi hastaya sadece hastaysa 10 günlük istirahat raporu verebilir. Hastalığı devam ederse kontrollü olarak cezaevi müdürüne bilgi verilmek kaydıyla raporu uzatabilir. Fakat ölümcül hasta olursa raporu tanzim edip avukatı aracığıyla ailesine bilgi verilmesini kurum müdürünü bilgilendirebilir. Hiç bir `doktor` şifahen ölümcül bir konuda bilgi veremez saygılarımla arz ederim. Alaattin Çakıcı 18.08.2017

    19.08.2017 13:47
  • Çakıcı, Delikanlı gibi işin altından kalkar..

    Sayın kamuoyuna saygıylarımla Van'da ringte haberim olmadan gelişen olayla ilgili basında bir `yazı` çıkmıştı. Gönderdiği fax'da anladım ki kan bağım olmayan ama kan bağımdan daha yakın yeğenim olan, yeğenim `Bora` Toprak'ın yaptığını göndermiş olduğu fax'tan anlaşılmaktadır. Mektubun ortasında `Van` yüksek cezaevi kurumunun imzasıda gözükmektedir. Olmayan bir olay da cezaevi idaresi mektup komisyonu o bölümleri çizer ve iptal eder. Bahsedilen Hakan Çillioğlu'nun `kaş` kemiği yarılıp gözleri `balon` gibi olmuş, elmacık kemikleri kırılıyor yüzünün sağ tarafı yarılıyor, hastaneye kaldırılıyor hastanede dikiş atıldığı Van'daki yetkililer tarafından bilinmektedir. İnsan bir `hadise` ile karşılaşabilir, yumrukda yer, vurabilirde ama `erkek` adam böyle bir olay olmadı diye açıklama yapmaz. Delikanlı gibi işin altından kalkar `Bora` Toprak kendine münhasır bir insandır. Güçlü bir aileside vardır, bana ihtiyacı'da yoktur ama saçının bir teline kahpece dokunan bedelini ağır öder. (Buda böyle bilinmelidir) Saygılarımla kamuoyuna arz ederim 13.07.2017 Alaattin Çakıcı

    13.07.2017 19:09
  • Çakıcı'dan Çillioğluna sert sözler

    Kırıkkale’de yatmakta olan Alaattin Çakıcı yazdığı mektupla önemli mesajlar gönderdi. Sayın Kamuoyuna Sosyal basında çıkan “Çillioğlu ringte yaralandı bir Adanalı mahkum tarafından” hadisesi doğru veyahut yanlış bilemem. Dayak yiyen dövüldüm demez, adam olan adam gibi konuşur. Ne yapması gerekirse onu yapar. Hakan Çillioğlu ben Kartal Cezaevinde yatarken Eskişehir’de içeriden sana kapı yaptırmıştı. Cezaevi can güvenliğinlen ilgili anahtarı sende idi. O günkü tüm mahkum olan biliyor. Bana mektup yazdığın Eskişehir’de cezaevi kayıtlarında ve Kartal Cezaevi kayıtlarında belli. Mektup hala bende. Fotokopisi de Atalay Cebesoy’a verdim Şahin de biliyor. Orda Kenan Ali Gürsel’den bahsetmeden benimde 2 `suç` ortağımı ve akrabam olurdu. Onları öldürdüler. Bütün bu işlere sebep Sedat Peker’dir. Benim hasmımdı r diye yazıyorsun. Seni yıllarca izledim. Kenan Ali Gürsel’len ilgili hiç açıklama yapmadın. Senin Bayrampaşa olayından sonra cezaevlerinde nasıl yattığın belli. Evet sen Kenan’ı öldürdün 20 dakika sonrada aynı cezaevinde Ferdi Neybet iki `suç` ortağını akraban oluyormuş. Hayatların kaybedilmesine sebep oldun. Neyin havasını atıyorsun. Türkiye’de herkes benim yaptığım hadiseleri biliyor diyorsun. Kenan’ı öldürdün 20 dk sonra aynı cezaevinde 2 akraba olan `suç` ortağını kaybettin. Ölen akrabalarının intikamını niye almadın? Notun devamı, Eğer ringteki olay doğru ise `Van` F `Tipi` Cezaevi, yüksek güvenlikli bir cezaevi daha varmış. Cezaevi yetkilileri ringte olay olmuş handarma da olayı bilmektedir. Bu kadar basit Türkiye cezaevlerindeki mahkumlar mektup ve faksla iletişim halinde. Böyle bir olay yoksa seni hastanelik yaptı diyen mahkum böyle biir olay var veyahut yok diye açıklama yapar. Bu kadar basit. İnsanoğluna saldırı olur. Bana da Edirne’de tezgah kurdular. DHKP-C ve İDARE bir yumruk salladı. DHKP-Cli yumruğun yarısı isabet etti. Ama DHKP-C ilen gardiyanı ikisini de vurdum belden yukarı. Her ikisinden mahkemem devam ediyor. Komunisten 3 yıl gardiyandan 7,5 yıl dan yargılanıyorum. Yarım vurulan yumruğu inkar etmedim mahkemede bile, `insan` yumruk yer gereğini de yapar seni kötü dövmüşse gereğini niye yapmadın. 2 akrabanın intikamını niye almadın. Sağmalcılar’da ölenlerlen ilgili. Bak bunların intikamını almak sana düşer. Bencilce hava atmamak gerekli. Bir de 17 yıl evvel haddine mektup yazmaz Sedat Peker. Benimde hasmım 2 yakınımı kaybettim demez. Sedat senin hemşehrin, adam hemşehrisini satar mı? Gelişen ringteki olaydan, doğru yanlış haberim yok akıllı ol.Hasım hasım gibi davranır. Eğer ringte dayak yemiş yazılan gibi ise sana yakışan inkar değil, işin altından kalkabiliyorsan kalkmaktır. Şerefli ve onurlu insanlar yazdığı mektubu inkar etmez, sana bu mektubu yazmazdım. 17 yıl evvel yazdığına cevap bile vermedim. `Basın` açıklamasında, madem yaptın üstü kapalı değil bir ismi var, ismiyle hitap edilir. İnkar sonra edebilirsin. Aynı cezaevinde kaybediyorsun. Yalanlasan tutanaklarda sabit ve `mahkeme` kayıtlarında 11 ay sonra senin benim hasmımdır dediğin kişinin aynı cezaevinde 2 arkadaşı ölüyor. 8 ağır yaralısı var nedense kimse ölülerine sahip çıkmıyor. Ölen arkadaşlarına sahip çıkamıyorlar ve de inkar edenler adamlıktan bahsetmezler. Bazı `insan` bir şeyler yaptı doğrudur ama ölülerine sahip çıkmalılar.

    10.07.2017 21:54
  • Alaattin Çakıcı seni bu saatten sonra sadece Allah koruru!

    Alaattin Çakıcı'nın Bolu'dan Kırıkkale'ye nakli sırasında 9 adamının yolda pusu kurup onu kaçıracakları haberlerine Çakıcı sert `tepki` gösterdi. `Kırıkkale` F `Tipi` Cezaevi'nde yatmakta olan Alaattin Çakıcı önemli konu ile ilgil açıklamalarda bulundu. Çakıcı "Ankara'da 9 tane değişik zamanlarda tanıdığım kişileri yapılan operasyon neticesinde yakalanan bu kişileri bazı `basın` organları bilerek "Alaattin Çakıcı'yı arkadaşları sevk sırasında kaçıracaklardı" diye haberler yaydı ben ve benim hiçbir arkadaşım devletin `Polis` ve Askerine hiçbir `zaman` yanlış yapmaz. " dedi. İşte o açıklama ; Tedavim tamamlanmadan `hastane` baskı ile, göndermiş olduğu evrakta da belli olduğu üzere ameliyatlı olmama rağmen ayrıca KOAH tedavisi olmama rağmen ve vücudumun beş ayrı bölümünden haftada iki gün bir saat yirmi dakika `fizik` tedavisi almamla ilgili aynı ünitede yatırıldım. KOAH ile ilgili beni yatıran `doktor` hanımın imzası, fizyo terapistin `kendi` el yazısı ile 30 seans `fizik` tedavisi görecek imzası, başhekimin imzası, acil doktorunun imzası sunacağım raporlarda bellidir. Daha evvelden yazdığım gibi bu `iş` devletin içinde kalmış, FETÖ'cülerin mi işi yoksa Cumhurbaşkanının haberi olmadan kraldan çok kralcı yetkili bir bürokratın emriylemi oldu. Bu `emir` ile yasal olmayan bir şekilde beni taburcu etmek istedikleri `zaman` sevkimi yapan tüm subay ve astsubaylar şahittir. Yolculuğum esnasında seyahatimle ilgili `yolculuk` yapabilirmiyim yapamazmıyım diye talepte bulundum. Avukatımda bu konuya şahittir. Bana doktorlar seyahat edebilirsin can güvenliği ile sıhhati açısından sorunu yok diye bir `kağıt` gösterdiler. Bende " nerede bana sorulduğuna dair imzamı gösterin dedim" bugün ki `tarih` ile hastanenin naklime ilişkim evrakta aynen şu ifadeler geçmektedir. " hasta 12.05.2017 tarihinde hastanemize yatmış, takip eden klinik tarafından tedavi düzenlenmiştir. Takip eden uzmanlık bölümünün uzmanlık alanı ile ilgili tıbbi bilgi ve gerekçe ile epikrizi düzenlenerek 06,06.2017 tarihinde hastaneden taburcu edilmiştir. Hastanın yatışı sürecinde herhangi bir taburculuk talebi resmi ve sözlü olmamıştır. Hastanın başka bir ile nakli ile ilgili hastanemizin konuya herhangi bir dahli ve yetkisi yoktur" Sayın kamuoyu bu kadar rahatsızlıklarıma rağmen rahatsızlıklarım belge ile ortada olmasına rağmen tedavisi devam eden hasta taburcu edilemez. Edilse bile hastaneden tekrar muayene olup, sakıncası vardır yahut yoktur diye rapor vermeleri gerekmektedir. Bu rapor olmadan beni direk hastaneden Keskin T `Tipi` Cezaevine görevli jandarmalar getirdi `Bolu` F Tipine asla geri gitmedim. Cezaevinin önünde eşyalarım arabaya konuldu. Yolculuğum ile ilgili `doktor` muayenesi hiçbir yerde yapılmadı, hastaneden sonra `Bolu` F `Tipi` Cezaevinden içeri asla girmedim. Yeni cezaevine, keskine geldikten sonra basında bir `yazı` çıktı. Ankara'da 9 tane değişik zamanlarda tanıdığım kişileri yapılan operasyon neticesinde yakalanan bu kişileri bazı `basın` organları bilerek "Alaattin Çakıcı'yı arkadaşları sevk sırasında kaçıracaklardı" diye haberler yaydı ben ve benim hiçbir arkadaşım devletin `Polis` ve Askerine hiçbir `zaman` yanlış yapmaz. Devletin `Polis` ve Askerine her `zaman` saygılıyız, tabi devlete bağlı olanlara. Ankara'da alınan şahıslar Ankara'ya bir iftar yemeğine davet edilmiş, hasım sahibi insanlar olduklarından silahlarıyla birlikte yakalanmışlardır. Bu şahısların emniyetteki ifadelerinde soru sormuşlar "Osman Gökçek'e suikastemi geldiniz" ve benimle bağlantı kurmak istemişlerdir ben Osman Gökçek'i tanımam. Babası Melih Gökçek' i sevmem gazeteye Alaattin Çakıcı arkadaşları tarafından kaçırılacak haberini yansıtan Melih Gökçek denen belediye başkanına şunu soruyorum. "Şu andan itibaren oğlu ve kendini devlet koruyabilir biliyorum Ankara'da kime güveniyorsa güvensin Kabadayı mıdır, bitirim midir? Kimse kimseyi koruyamaz yıllarca Ankara'yı sömürdüler FETÖ'cülere ihale verdiler o benim sorunum değil devletin sorunudur ama beni `kendi` gibi Amerikan uşağımı zannediyor ömrümce şerefli TSK mensuplarına saygı duydum onurlu Türk Polisine yaşamım boyunca hep saygılı oldum. Alaattin Çakıcı'nın arkadaşlarının nakil sırasında kaçıracak diye yansıtan Melih efendi Vatan hainleri jandarmaya Polise saldırı yapar, ya çatışmaya girmek için yada mahkumu kaçirmak için. Unutma, artık her türlü ister kendini güvene al ister alma oğlunla birlikte ben hayatım boyunca kimseye kahpelik yapmadım önceden `haber` veririm kamuoyuna saygılarımla arz ederim. Alaattin Çakıcı

    13.06.2017 09:34
  • Alaattin Çakıcı seni sadece Allah korur

    Alaattin Çakıcı'nın Bolu'dan Kırıkkale'ye nakli sırasında 9 adamının yolda pusu kurup onu kaçıracakları haberlerine Çakıcı sert `tepki` gösterdi. `Kırıkkale` F `Tipi` Cezaevi'nde yatmakta olan Alaattin Çakıcı önemli konu ile ilgil açıklamalarda bulundu. Çakıcı "Ankara'da 9 tane değişik zamanlarda tanıdığım kişileri yapılan operasyon neticesinde yakalanan bu kişileri bazı `basın` organları bilerek "Alaattin Çakıcı'yı arkadaşları sevk sırasında kaçıracaklardı" diye haberler yaydı ben ve benim hiçbir arkadaşım devletin `Polis` ve Askerine hiçbir `zaman` yanlış yapmaz. " dedi. İşte o açıklama ; Tedavim tamamlanmadan `hastane` baskı ile, göndermiş olduğu evrakta da belli olduğu üzere ameliyatlı olmama rağmen ayrıca KOAH tedavisi olmama rağmen ve vücudumun beş ayrı bölümünden haftada iki gün bir saat yirmi dakika `fizik` tedavisi almamla ilgili aynı ünitede yatırıldım. KOAH ile ilgili beni yatıran `doktor` hanımın imzası, fizyo terapistin `kendi` el yazısı ile 30 seans `fizik` tedavisi görecek imzası, başhekimin imzası, acil doktorunun imzası sunacağım raporlarda bellidir. Daha evvelden yazdığım gibi bu `iş` devletin içinde kalmış, FETÖ'cülerin mi işi yoksa Cumhurbaşkanının haberi olmadan kraldan çok kralcı yetkili bir bürokratın emriylemi oldu. Bu `emir` ile yasal olmayan bir şekilde beni taburcu etmek istedikleri `zaman` sevkimi yapan tüm subay ve astsubaylar şahittir. Yolculuğum esnasında seyahatimle ilgili `yolculuk` yapabilirmiyim yapamazmıyım diye talepte bulundum. Avukatımda bu konuya şahittir. Bana doktorlar seyahat edebilirsin can güvenliği ile sıhhati açısından sorunu yok diye bir `kağıt` gösterdiler. Bende " nerede bana sorulduğuna dair imzamı gösterin dedim" bugün ki `tarih` ile hastanenin naklime ilişkim evrakta aynen şu ifadeler geçmektedir. " hasta 12.05.2017 tarihinde hastanemize yatmış, takip eden klinik tarafından tedavi düzenlenmiştir. Takip eden uzmanlık bölümünün uzmanlık alanı ile ilgili tıbbi bilgi ve gerekçe ile epikrizi düzenlenerek 06,06.2017 tarihinde hastaneden taburcu edilmiştir. Hastanın yatışı sürecinde herhangi bir taburculuk talebi resmi ve sözlü olmamıştır. Hastanın başka bir ile nakli ile ilgili hastanemizin konuya herhangi bir dahli ve yetkisi yoktur" Sayın kamuoyu bu kadar rahatsızlıklarıma rağmen rahatsızlıklarım belge ile ortada olmasına rağmen tedavisi devam eden hasta taburcu edilemez. Edilse bile hastaneden tekrar muayene olup, sakıncası vardır yahut yoktur diye rapor vermeleri gerekmektedir. Bu rapor olmadan beni direk hastaneden Keskin T `Tipi` Cezaevine görevli jandarmalar getirdi `Bolu` F Tipine asla geri gitmedim. Cezaevinin önünde eşyalarım arabaya konuldu. Yolculuğum ile ilgili `doktor` muayenesi hiçbir yerde yapılmadı, hastaneden sonra `Bolu` F `Tipi` Cezaevinden içeri asla girmedim. Yeni cezaevine, keskine geldikten sonra basında bir `yazı` çıktı. Ankara'da 9 tane değişik zamanlarda tanıdığım kişileri yapılan operasyon neticesinde yakalanan bu kişileri bazı `basın` organları bilerek "Alaattin Çakıcı'yı arkadaşları sevk sırasında kaçıracaklardı" diye haberler yaydı ben ve benim hiçbir arkadaşım devletin `Polis` ve Askerine hiçbir `zaman` yanlış yapmaz. Devletin `Polis` ve Askerine her `zaman` saygılıyız, tabi devlete bağlı olanlara. Ankara'da alınan şahıslar Ankara'ya bir iftar yemeğine davet edilmiş, hasım sahibi insanlar olduklarından silahlarıyla birlikte yakalanmışlardır. Bu şahısların emniyetteki ifadelerinde soru sormuşlar "Osman Gökçek'e suikastemi geldiniz" ve benimle bağlantı kurmak istemişlerdir ben Osman Gökçek'i tanımam. Babası Melih Gökçek' i sevmem gazeteye Alaattin Çakıcı arkadaşları tarafından kaçırılacak haberini yansıtan Melih Gökçek denen belediye başkanına şunu soruyorum. "Şu andan itibaren oğlu ve kendini devlet koruyabilir biliyorum Ankara'da kime güveniyorsa güvensin Kabadayı mıdır, bitirim midir? Kimse kimseyi koruyamaz yıllarca Ankara'yı sömürdüler FETÖ'cülere ihale verdiler o benim sorunum değil devletin sorunudur ama beni `kendi` gibi Amerikan uşağımı zannediyor ömrümce şerefli TSK mensuplarına saygı duydum onurlu Türk Polisine yaşamım boyunca hep saygılı oldum. Alaattin Çakıcı'nın arkadaşlarının nakil sırasında kaçıracak diye yansıtan Melih efendi Vatan hainleri jandarmaya Polise saldırı yapar, ya çatışmaya girmek için yada mahkumu kaçirmak için. Unutma, artık her türlü ister kendini güvene al ister alma oğlunla birlikte ben hayatım boyunca kimseye kahpelik yapmadım önceden `haber` veririm kamuoyuna saygılarımla arz ederim. Alaattin Çakıcı

    13.06.2017 09:29
  • ALAATTİN ÇAKICI'DAN FLAŞ AÇIKLAMA

    Kamuoyuna saygılarımla arz ederim. Ölümcül hasta iken `bolu` köroğlu hastanesinde daha evvel büyük ameliyat geçirdim. Sonra KOA krizinden süresiz yatırıldım, ve 30 seans hafta da iki gün başhekim ve 3 `doktor` Nuray Oktay denen `kadın` mı yoksa `erkek` düşmanı, feminist beni yatıran kadında onayı var uygundur demiştir. Ankara'da benden rahatsız olan görevlilermi yoksa devletin siyasi kanadındaki FETO'cu şerefsizlerin emriylenmi 15 hastalığı olan yatan hastayı metezoru tahliye ediyorlar vede bana sormadan `doktor` raporuyla seyahat edebilir mi edemez mi, yasal olarak sormaları lazımken `hastane` başhekimi Nuray hanım diğer 5 imzayı koyan `doktor` havadan, karadan seyahat edebilir can güvenliği sorunu yoktur demişlerdir. Bu anası eskimişlere soruyorum, sizler devletin içindeki fetöcülerden mi `emir` aldınız halen mecliste 80 tane FETO' cü olduğu bilinmektedir Allah'tan başka kimseye boyun eğmem. Ulan CİA'nin iti FETÖ `Kırıkkale` T tipinde bin yüz kişisiniz, beni öldürecek sizde yürek varmı, alın Pensilvanyadan `emir` yapamıyorsanız ananız eskimiştir. Eğer sizin parmağınız varsa Kırıkkale'de alayınıza ve FETÖ'ye küfür ettim tüm cezaevi biliyor bende buradayım sayın Tayyip Erdoğan'ın dışında hükümete yakın `emir` verilmişse adamsanız beni öldürün. Bu kapının önüne gelen yaşlı, `kadın` çocuk dışındaki FETÖ itleri size serum takarım, bunu her yattığım ildede aynısını yaparım. Güvendiğiniz AB, `ABD` sizi nereye kadar korur. Evet çok hastayım ama Rabbime hamd olsun yürüyorum, konuşuyorum kendimide koruyacak kadar fiziksel gücüm var. Adım Alaattin Çakıcı hangi tür Vatan haini denemek isterse adliyede, hastanede, hapishanede denemezlerse kahpe analılardır kamuoyuna saygılarımla.. Alaattin Çakıcı

    09.06.2017 11:32
  • Anafor Davası 30 Mayıs'ta İzmir Bayraklı Adliyesinde

    15 Temmuz sürecinden sonra Fetö kumpası olduğu tüm gerçekliğiyle anlaşılan ve hala `karanlık` bir dosyada bekletilmeye devam edilen.İzmir Anafor operasyonu davası 30 Mayıs 2017 tarihinde İzmir Bayraklı Adliyesinde görülecek.

    28.05.2017 14:09
  • Sayfa :

    Hakkında

    Haberself.com herkesin haber ekleyebileceği bir haber altyapı sitesidir. Bu haber sitesinin aynısını oluşturabilirsiniz. Haberself türkiyenin viral haber merkezi. Haber Eklemek İçin Tıkla. tıkla.