• Alaattin Çakıcı’dan Flaş Açıklama

    Kırıkkale T tipi cezaevinde yatmakta olan Ünlü kabadayı Alaattin Çakıcı’nın Adalet bakanlığına UYAP üzerinden göndermiş olduğu açıklaması..

    İşte o açıklama;

    Sayın Adalet Bakanım 21.11.2017 tarihli UYAP üzerinden size bir dilekçe gönderdim. UYAP’a kaydedilmiştir. Bu dilekçeyi şu anda sizinle ve kamuoyuyla paylaşıyorum. Dilekçenin sayın Enis Yavuz Yıldırım’ın göndermiş olduğu 16.06.2017 tarihli dilekçe bu dilekçe bana okutulmadan haber verilmeden UYAP kayıtlı iki sayfalık dilekçemde belirttiğim gibi hangi şartlarda hangi rahatsızlıklarımdan dolayı hangi illerden doktor ve müdür cezaevi idaresi tarafından şahsıma verildiği tüm UYAP kayıtlarında bellidir.

    Bu hapishaneye girerken evraklarım ile beraber girip şahsıma X-Ray kontrolünden sonra verildiler. Daha sonra bistüriyi teslim tesellüm belgesi olmadan kendilerine verdim. Lazım olunca bana verilmesi kaydı ile birisi bende diğerini kendilerine teslim ettim. İhtiyaç hissedilince Enis Yavuz Yıldırım’ın dışında üst düzey bir yetkilinin emriyle Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcısının bilgisi dahilinde tutanak ile bana teslim edildi. Daha sonra idare 05.09.2017 tarihinde 4 kişinin imzaladığı kurul raporuyla UYAP kayıtlı doktor raporları ve kurum idaresi kararıyla kendisine verilen yukarıda adı geçen materyalleri cezasının infaz süresinde değişik yerlerden aldığı doktor raporlarına binaen odasında ve yanında bulunmasına karar verilmiştir.

    Şu anda sizinle paylaşmış olduğum raporun altında, rapora yanlış yazılan materyalin odamdaki aramada ‘Aşan’ marka değil ‘Adaşlar’ olduğu görülmüştür. 11.09.2017’de UYAP’a işlenerek aslı gibidir diye raporun altına el yazısı ile işlenmiştir. Kurum müdürlerinden birisinin imzası da göndereceğim raporda bellidir. Bir sefer başta kurum birinci müdürü Şükrü Ballı ve ikinci müdür Halit Bey yasal olmayan Enis Yavuz Yıldırım’ın emrini uygulayarak 05.09.2017’de kurul raporu vermiştir. Yine kurum birinci müdürü Enis Yavuz Yıldırım’ın emriyle İç İşleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu ile dümen ederek bu cezaevine 300 asker, 100 polis özel harekat timi hapishaneye şahsım adına girdiler.

    Daha evvel bistürülerimin değiştirilmesi için getirilen 2 bistüriyi eskilerini idareye vermek için avukat görüşünden sonra vereceğim an içeri girdiler. Kurul raporu gerekli hastaneye gidelim deyince hastalıklarımdan dolayı rahatsız olduğum için gidemeyeceğim dedim. Bilerek iki tane bistüriyi avukat görüş odasına kamera kayıtlarının önünde iki yetkiliye buyurun alın ama imza vermem teslim tesellüm belgesi olmadan fazla olan iade edeceğim ikisini verdim.

    Odama o arada giriyorlar yüzü maskeli onlarca Robocop giriyor. Kamera kayıtlarında bellidir. Diğer içeride bulunanları alıyorlar. Sonra yanlışlıkla oldu deyip şahsıma iade ettiler. Değiştirmek istedikleri bistüriler o gün üzerimde olduğu için ben fazlalıkları görevlilere verdim. Sonradan bende olanları köreldikleri için idaredeki yetkili baş efendiye verdim. Yenilerini getirdiler. Ayaklarımdaki nasırları kesip revirde doktorun huzurunda odamda bana verilmesi için getiren yetkiliye verdim. Tutanak ile doktor beyi de şahit tuttum.

    Sayın Bakanım, Enis Yavuz Yıldırım ile mahkemelerim halen devam etmektedir. Her gittiğim yerde her türlü sıkıntılar çıktı. Metazori kolumda serum varken Bolu’da il müdürlüğü ve devlet hastanesine baskı kurarak buraya getirildim. Evet bu şehirde daha evvel rahatsızlığımdan dolayı kurul raporu ile buranın havasının bana iyi geldiği Hacılar F-Tipinde yatarak sıhhatime kavuştum.

    O günkü kamera kayıtlarında bellidir. Burada 1100 tane Fetöcü vatan haini yatarken 300 infaz koruma memuru, 300 jandarma, 100 de kapıda bekleyen tam techizatlı özel harekat müdahale timi Alaattin Çakıcı vatan hainimiydi Enis Yavuz Yıldırım bunları buraya yönlendiriyor. Sadece sizin ve kamuoyunun doğruları bilmesi için ve de Enis Yavuz Yıldırım’a Bolu’da hastanede iken ziyaretime gelen Cumhurbaşkanlığı 2 uluslar arası ziyaretlerinde eşlik eden Sayın Milletvekiline diyorlar ki “Alaattin Çakıcı’dan dolayı çocuklarımız, eşlerimiz sokağa çıkamıyor.” Sayın Milletvekilinin cevabı “Alaattin Çakıcı’nın kadınla çocukla bir işi olmaz. Ama sen ona yanlış yapıyorsan senle işi olur diye cevap verdi.

    Bu milletvekili halen TBMM’de Milletvekilidir. Enis Yavuz Yıldırım’ın memleketinden yiğit çıkar. Bu kişinin Fetöcü mü, Türk düşmanı mı, bir etnik gruba mı mensup bu kin bu nefret sebebi ne? Edirne’de yaşadığım şu anda Fetö’den tutuklu bulunan davayı kapatmak isteyen savcı ile yönlendirenin bu olduğu inancı içerisindeyim. Her yazdığım yazının sonunda Edirne’de yattığım zaman bu baskılar Sayın Cumhurbaşkanı’nın emriyle yapılıyor deyince bunları mahkemede dile getirdim.

    Fetöcü savcıyı koruyan bir genel müdür Enis Yavuz Yıldırım’ın da Fetöcü olup olmadığı araştırılmalıdır. Onun döneminde genel müdürlüğe bir sürü Fetöcü alındığı biliniyor. ​Şahsınıza ve kamuoyuna saygılarımla arz ederim.
    21.11.2017
    Alaattin ÇakıcıEdit22.11.2017 17:40 gundem4141

  • Çakıcı, Avukatını Azmetti!

    Ünlü kabadayı Alaattin Çakıcı 15 temmuz darbesinde ülkeye ihanet eden FETÖ’ye ateş püskürürken Avukatı Olan Sadettin KÖSE’yi fetöcülerin davasına baktığı için yazılı açıklaması ile azletti.

    İşte o açıklama;

    UYAP üzerinden T tipi cezaevi müdürlüğü kanalı ile Başsavcılığına Kırıkkale..

    4 yıl evvel vasim tarafından avukatlarından biri tayin edilen Saadettin Köse Kırıkkale F tipinde İki ay avukatlığımı yapmıştır.

    3 ayda Tekirdağ'da avukatlığımı yapmıştır. 3.5 sene sonra keskin t tipi cezaevine geldikten sonra ilk defa burada gördüm. Burada, arada bir avukat görüşüme geldi.

    Daha sonra diğer avukatlarım tarafından Sincan'daki Fetöcülerin bazılarının avukatlığını aldığını Urfa, Muş Van Samsun Kırıkkale illerinde Fetöcülerin avukatlığını alan Vatan haini insanın savunma hakkı evrensel hukukta vardır.

    Ona devlet düşmanı laf taşı yemiş birinin avukatlığını almak benim ölçülerime göre ihanete Ortak olmaktır. O nedenle kendisini azlediyorum. Evet evrensel hukukta roma hukukundan günümüze kadar savunma hakkı güven altına almıştır.

    Bir insan ceza almadığı sürece suçlu değildir diyor evrensel hukuk ama 15 Temmuz'da ülkeyi kan Gölü'ne çeviren PKK ve ABD ile işbirliği yapan ister devlet memur olsun, ister herhangi bir sivil toplum örgütüne mensup vatan haini, Hatasını yemiş bir insanın savunmak hakkı aynı ideolojiye sahip olmaktır. Bir de bu adam daha evvelden milliyetçi olduğunu söylüyordu milliyetçilik kavramının ana temeli devletinin bekasına sahip çıkmaktır.

    Bölücü ve vatan haini 15 temmuzdaki işlediği koysalar her şey vatan için diye vatan sevdalısı merkez bankasındaki paraları bile elinin tersi ile iter. İnsanın kardeşi bile olsa ihaneti bulaşmış olanın savunma hakkını bir milliyetçi değil batı ile işbirliği yapan herhangi bir avukat olabilir saygılarımla arz ederim.

    Not: Sayın Başsavcım saydığım illerdeki Sadettin Köse’nin avukatlığını yaptığı mahkumlara bakınız, Fetöcü mü değil mi?
    saygılarımla arz ederim.

    Alaattin ÇakıcıEdit03.10.2017 11:52 gundem4141

  • Çakıcı, Türkmenlere Sahip Çıktı

    Kırıkkale T tipi kapalı cezaevinde kalmakta olan ünlü kabadayı Alaattin Çakıcı, gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu..

    İşte o açıklama;

    Türkiye cumhuriyeti kamuoyuna ve aziz Türk milletine saygılarımla arz ederim.

    1. Dünya harbi neticesinde Osmanlı coğrafyasını ve Ortadoğu'yu dizayn eden İngilizler ve Fransızlar, Misak-i milli hudutlarını Mondros'ta resmi belge altına aldıran bazı batı ajanlığılını yapanlar vatan haini diye nitelendirdikleri damat ferit Paşa'nın Misak-i Milli hudutların Çizdirenin O günkü koşullarda kısmi güvence altına aldıran damat ferit paşadır.

    Uzun yıllar damat ferit vatan haini gibi gösterilmektedir. Hudutları halepten Musul kerkük Süleymaniye kadar türkmen ile olduğu Mondrosta tescillenip Lozan'da askıya alınmıştır. Irak İngiliz hakimiyetinde iken İngilizler şeyh Kürt ubadullahı ırak kralı yapmayı bir müddet düşünmüştür tehlikeli olduğunu görerek barzon Aşireti de emrinde olduğunu bilindiği için sömürgesi olan hindistan'a sürülmüştür. Sonradan Suriye'de olan Şerif Hüseyin'in oğlu faysalı getirterek Irak kralı yapmıştır.

    Daha sonra Osmanlı harbiyesinde yetişip birinci Dünya harbinde Şerif Hüseyin ve İngilizlerle birlikte hareket eden nuri Sait Paşa'da başkanlığına İngilizler tarafından getirtilmiştir. Petrolün milli gelirlerinden az payı alan Irak halkı için İngiltere'ye giden kral faysal diretmeleriyle milli gelir %50'ye çıkarmıştır ırak adına, ne yazıkki Cenevre'de bir otel odasında kahvesine zehir konularak İngiliz gizli servisi tarafından öldürülmüştür. Oğlu birinci gazi Irak kralı olmuştur oda nuri Sait ve İngilizler tarafından trafik kazasında öldürülmüştür. General abdulkerim Kasım ihtilal yaparak bir buçuk yaşındaki ikinci faysalı ve Osmanlı'ya ihanet eden İngilizlerle işbirliği yapan Şerif Hüseyin'in faysaldan gelen kolu ve nuri saitin sonu idamla neticelenmiştir. Irak'ta yaşayan üç ana unsur Araplar, Kürtler ve türkmenler boğazdan aşireti Nakşibendi halidiye koluna mensuptur. Barzan aşiretinin reisi 1905 ve 1906 yıllarında Irakın kuzeyinde Osmanlı'ya karşı gelerek isyan etmiştir.

    Barzanilerin büyük dedeleri 1906'da Osmanlı tarafından idam edilmiştir. Faysal ve general abdulkerim Kasım'dan sonra baas Parti iktidara geldikten sonra uzun zaman süreci içerisinde ki musul kerkük Süleymaniyedeki türkmenler basraya sürülmüştür. 28 Türk bilim adamı idam edilmiştir sadece içlerinden kurtulan bilim adamları Genel Sekreteri Sait ketene hayatını kurtarmıştır ister ve türkiye'ye gelmiştir. Kuzeydeki Kürt bölgesinde İngilizler çekildikten sonra Irak birleşmiş milletlerle bağımsız devlet olduktan sonra kuzeydeki Kürtler sürekli Irak yönetimiyle burka gerilla savaşı yaparak sıkıştıkları zaman Türk topraklarında saklanıyorlardı. Molla mustafa Barzani ve babası türkiye'de haklarında idam cezası varken her ikisi de farklı bölgelerde devlet onlara kucak açtı.

    Her sıkıştıklarında güneyden ülkemize girmelerine engel olunmuyordu. 1946'da İranda Kürt muhabat Cumhuriyeti'nin kurulduğu zaman molla mustafa Barzani'ye 500 tane silahlı adam ile İran'daki Kürt federe Devleti'ne milli Savunma Bakanı olarak atandı. İngiliz ve Amerikalılar'ın yardımıyla İranla bu federe devleti 11 ay Üzerine yerle bir ettiler. Molla mustafa Barzani de bazı adamlarıyla stalın döneminde Rusya'ya sığına rock on yıl orada ikamet etmek kaydıyla yedi yıl stalın döneminde üç yılda kurcaf döneminde askeri ve siyasi eğitimi alarak Sovyetlerin desteğini almak kaydıyla irak'a dönerek Irak yönetimine karşı terörist mücadelesine İrak'a dönerek Irak yönetimine karşı tedavi mücadelesine devam ederken oğlu İdrisle birlikte bu mücadeleye devam ederek hem Irak hem İran da terörist faaliyetlerine devam ediyorlardı. Arkalarında Amerikalılar İngilizler ve İsrail vardı ne zaman Irak ile İran arasındaki uluslararası problemi ABD ve İngiltere onları barıştırınca molla mustafa Barzani hemen ortada kalmak kaydıyla uzun yıllar Irak'ta sesleri çıkmadı Saddam döneminde.Sadece Amerikalilar Molla Mustafa Barzani kanser hastasi oldugu icin 1973'de tedavi ettirmek icin Amerika'ya getirdiler.Orada öldü.Bu uzun süreç olan Saddam'in döneminde Türkmenler'in yüzde yirmisini Baas rejimi telef etti.O zaman dünya ve batı Türkmenlerin katledilmesine ses çıkarmiyordu.Birinci Körfez Savas'inda Amerikalilar ve İngilizler Kürtlere bir tampon bölge olusturarak bes bin Kürdü Amerika'ya getirip eğitip tekrar Irak'a göndermek kaydiyla bugunku özerk Kürt devletinin temellerini Amerikalilar ve hicbir dönem onlardan kopmayan İsrailliler atti.İkinci Körfez Savaşı'ndan sonra Musul ve Kerkük'te,Süleymaniye'de Abd ve İngilizler önderliğinde Kürtler Türkmen nüfusunu oralara yerleserek azınlıga dusurduler.Abd'nin, İngiltere'nin ve Avrupa Birliği'nin en büyük hayali halen devam etmekte olan Suriye iç savaşı sonucunda Kuzey Irak'tan baslayip Lazkiye veyahut Halep'ten denize çıkarip İsrail'in güvenligi için gri bir İsrail Kürt devletinin oluşumu için tüm insani değerleri yok sayarak tüm katliamlarina devam etmektedirler.
    Evet Barzani, TSK ile birlikte PKK Talabani güçlerine karşı 90'lı yillarin ortasinda mücadele etti. Kendi istekleri doğrultusunda değil Abd'nin emri ile Talabani her ne kadar Türkiye'ye gelip gitse de genlerinde büyük dedelerinin 1906'da Osmanli'da idam edilisini asla unutmamaktadir. Aslı olan Irak dörde bölünmekten üce bölüp Türkmen illerini Arap'in ve Kürt'ün eline birakan Abd ve İsrail'dir.Irak'ın genelinde 3.700.000 Türkmen yasamaktadir.Abd'nin ve Batı'nın en büyük hayali Türkiye'yi bölmek icin 15 Temmuz'da provasini yaptilar.Basarili olamadilar.Su anda gri İsrail devleti Lazkiye ve Haleple birlestigi zaman aylar evveline dayanan calismalarinda 250.000 düzenli bir ordu en gelismis silahlar verilerek PKK-PYD'yi de kullanarak ikinci asamasi Türkiye'de devletine gönülden bağlı olmayan terörist zihniyetlilerle birlikte ülkemiz üzerindeki bypass düsünceleri hep olacaktir.
    Barzani denen tilki görünümlü bu çakal bir siyonist usagidir.Abd'nin tasmali köpeğidir.Unutmasin ki her dönem onlara aziz milletimiz ve Türkiye Cumhuriyeti devleti hep sahip çıkmıstır. Abd ve batının şunu unutmaması gerekli.Referanduma karşıyız diyorlar ama Barzani'nin bağımsızlığını destekliyorlar.Ayni Membiç'te Fırat'ın doğusuna çekilecek dediler.Rakka'ya soktular.Batı ve Abd şunu unutmamalı Türkmenler yalnız değildir. Bu ülkede,Türkiye Cumhuriyeti Ortadoğu'da hiçbir devletle karıştırırsa Irak bataklığından çıkamadılar. Anadolu onlara 1920'li yıllarda mezar olduğu gibi bu topraklara ayak bastıkları an isterse bir milyon askeri ile bu topraklarda bataklığa gömülüp dünya liderliği Çin'e veyahut Rusya'ya kaptırılabilir.Abd ve batı hiç mi arşivlerinizde Türk devletini,Selcuklu'yu,Osmanli'yi araştırmadınız. Barzani referanduma gidebilir. 3.700.000 bin Türkmeni aziz Türk milleti size yedirir mi ? Gri İsrail devletinin kuruluşu Türkiye'nin birinci derecede bekasini tehdit etmekte olduğunu unuttun mu ? Unutma fillerle yatağa giriyorsun ya fillerin altında ezilirsin bin yıldır akrabalık bağın olan aziz Türk milleti ve devleti seni yerle bir eder.

    Selam olsun adil ve adaletten yana olan tüm insanlara,aziz Türk milletine, Irak ve Suriye'de olan Türkmenlere şunu söylemek isterim. Yalnız değilsiniz. Balkanlarda,Ortadoğu'da,Kafkasya'da güçlü olan Türk devleti sizinledir.insanoğlunun belleği teknoloji gelişince eski arşivlere hiç ilgi duymuyor. Tarihte yaşadıklarını belleğinde çok çabuk unutuyorlar. Tarihini unutan ceddini inkar etmiştir.Baska milletleri saygı duymayan,üst akil denen o firavunlar bunu kafalarına sokmalı.Onlar kendi milletlerine savastaki kaybettikleri evlatlarına hiç saygı duymuyorlar.Onlarin saygısı para ve siyonizme ve masonluga hizmetten öteye geçmemektedir.
    Aziz Türk milletine,kamuoyuna saygılarımla arz ederim.

    Alaattin ÇakıcıEdit15.09.2017 13:26 gundem4141

  • Step Motor Kontrol Sistemleri

    Step motorlar almış olduğu açısal değerdeki konumları adımlar halinde gerçekleştiren motorlardır. Hassas kontrol gerektiren projelerde rahatlıkla kullanılabilen step motorlar pozisyon kontrollerinden hatasız bir şekilde çalışmaktadır.Edit07.09.2017 12:31 sahinrulman

  • Ev Tipi Vakum Makinası ile Profesyonel Büyük Vakum Makinası Farkları

    Vakum makinası özellikle gıda ürünlerinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Vakum paketleme makinaları ile paketleme işlemi yapılan ürünler uzun süre tazeliğini koruyarak saklanabilmektedir.Edit05.09.2017 15:22 renasmakina